Yazar sanki bu aşk hikayesini her bir sayfada "birazda şöyle uzatayim" der gibiydi. Transatlantik ve papağan öğeleri dışında akılda kalan başka bir öğe yok bende. Uğultulu Tepeler adlı kitabın bir akrabası olduğunu düşünüyorum. Bu gibi romanların içinde bulunduğu dönemde fazla abartildigi ve halen pohpohlanmasinin bir çok değerini bulamayan kitaba haksızlık olduğunu düşünüyorum. Buna rağmen hastalığın aşkla ozdeslestirildigi satırlar ustacaydi ve edebiyat bakımından romani zenginleştirdigi gerçeğini yadsiyamam.