Kitabın ana fikri tek bir cümle ile anlatılmak istense kesinlikle Sokratesten bir alıntı olurdu o da şu ; "Sorgulanmayan bir hayat yaşanmaya değmez."
Asıl mesleği itfaiyecilik ama bildiğimiz itfaiye görevi değil bu baş karakterimiz Montag'ın yaptığı iş..itfaiyeciler söndürür montagın ekibi ise kitaplarla dolu olan evleri yakmaktır.. sorgusuz sualsiz yakmak.. Montag günün birinde
Clarisse isimli bir kızla tanışır ve bu kızın diğer tüm insanlıktan farkı sorgulamak, nedenler öğrenmek ve yaşamaktır hakkını vererek yaşamak.. bu kızla tanışan montag artık hayatı sorgulamaya başlar, yaktığı evlerden kitaplar çalıp onları okumaya, anlamaya çalışır.. doğal olarak yaşama bakış açısı değişir..
"İnsanların uğruna canlarını feda etmeyi göze aldığı bu kitapların içinde ne var..! Gerçeklerin farkına vardıktan sonra bu karanlık toplumda artık yaşanabilir mi..?
1950li yıllarda geleceği ele alan bu distopik eser ileride yaşanılabilecek durumları muazzam bir şekilde ele almış.. distopya severlere tavsiye edilir.. iyi okumalar..