·520 syf.····Okunma: 04 Mayıs 2022 17:18 jack london'la ilk tanışmam, martin eden. ağır ağır okudum kitabı, bitmesini istemedim aslında.
denizci, işçi sınıfından, bir gencin mücadelesini ilmek ilmek dokumuş jack london. (aslında kendi hikayesini anlatmış) günün birinde dövülmekten kurtardığı burjuvaziden bir oğlanın kız kardeşi ruth'a kör kütük aşık olur. aşktan ziyade bir tapınma durumudur onunkisi. ve yeni yeni tanıştığı burjuvaziye hayranlık beslemeye başlar. kendini ruth'un beğenebileceği biri yapmak için çok uğraşır; sürekli okur, kendini geliştirmek için elinden gelen her şeyi yapar. artık denize çıkmaz; kendini sadece öğrenmeye ve aşka adamıştır.
"tanrı'nın çılgın aşığı bir buseye feda eder hayatını."
okumalarının, mücadelesinin, uykusuz geçen gecelerinin sonunda artık kararını vermiştir: yazacaktır. ruth'a olan sevgisinden de karşılık alır almasına fakat yazması için hiç kimse onu desteklemez, aşık olduğu kadın dahil. açlık çeker, sefalet içinde sürünmesine rağmen yazmaya olan tutkusunu kaybetmez. etrafındaki insanlar bir bir azalır ama o yine de mücadelesine devam eder. ta ki bütün bu mücadelesinin nihai sebebi olan nişanlısı ruth da gidene dek..
martin yıllardır tanıdığım bir arkadaşımmışcasına samimiydi. onunla beraber mücadele etmiş gibi hissettim. en nihayetinde hedeflerine ulaşacağına emindim tabii ama hedeflerine ulaşmasına rağmen içindeki o bir türlü gitmeyen boşluğu ben de yaşadım, anladım martin'i. zaman geçtikçe o hayranlık duyduğu burjuvazinin aslında içinin ne kadar boş olduğunun farkına varır, midesi bulanır. başarıya ulaşmıştır ulaşmasına ama onun için bir şey ifade etmiyordur başarı; tanırının çılgın aşığı olmadığı sürece. martin artık amaçsızdır.
martin eden basit bir roman değildi benim fikrimce. içinde sosyoloji, psikoloji ve bolca felsefe bulunduran dopdolu bir romandı. örnek olarak 36. bölümdeki felsefi münazaralar okumaktan en keyif aldığım yerlerden biriydi. jack london'ın kurduğu cümleler ise gerçekten büyüleyici bir güzellikteydi. cümleler, paragraflar kafamın içinde aktı sanki. gerek sınıf farkı üzerine yaptığı çıkarımlar gerekse yazın bitimi üzerine yazdığı kısacık bir paragraf bile kişinin kitabı bir süre kapatıp düşünmesine neden olacak kadar etkileyiciydi..
iş bankası yayınlarından 'levent cinemre' çevirisi de çok başarılıydı. kitabın sonuna koyduğu notlar kısmı ile çok daha hoş bir okuma yapmış oldum.
çok beğendim, kesinlikle tavsiye edeceğim bir kitaptır.