Sonsöz
9/10
·541 syf.··
Beğendi
·
2022 2. kitabı
·
33 günde okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2022 22:55
"Lüsyen, ömrünün hemen tamamını Abdülhak Hâmid'e adamıştı. “Şair-i Âzam”, onun gerçek vatanı olmuştu. Onun sayesinde hem Türkiye ile hem de devrin en büyük isimleriyle tanışmıştı: Atatürk'ten İsmet İnönü'ye, Tevfik Fikret'ten Nâzım Hikmet'e kadar... On sekiz yaşında âşık olduğu altmışlık şairin peşine takılıp Türkiye'ye gelmiş bu Belçikalı kızın hayatı, benzeri görülmedik iniş çıkışlar ve meddücezirlerle, Türkiye'nin yaşadıklarıyla paralel giden felaket ve sevinçlerle doluydu. Bu güzelim öykü Poti'den Pește'ye, Tahran'dan Bombay'a, Brüksel'den Londra'ya, Liège'den Ankara'ya, Venedik'ten İstanbul'a uzanan rengârenk bir coğrafyada geçiyordu ve fonunda yerküreyi kana bulayan bir dünya harbi, Balkan Savaşı, İstanbul'un işgali, son Osmanlı Meclisi, İstiklal Mücadelesi, Cumhuriyet'in yeşermesi vardı." Böyle yazmış sonsözde Can Dündar. Benim de eklemek istediğim bir kaç cümle var elbette kitap ve yazmak ile ilgili. Benim gibi tarihi romanlara ilgi duyan biriyseniz, kitabı elinizden düşüremeyecek, bir solukta okumak isteyeceksiniz. Bu bağlamda kitap kendisini okutuyor. Hiç sıkmadan,bunalmadan... Kitabın içerisinde yer alan resimler sayesinde(baskıdan dolayı keşke simsiyah görünmeselerdi) mekanda kendinizi Lüsyen ve Hamidi uzaktan izler gibi hissediyor ve olayın içine giriveriyorsunuz. Özellikle de resimler size; aşkın ve o zamanın gerçekliğini gözler önüne seriveriyor. Onlar ile aynı masada oturuyor, kah hüzünlenip kah gülüveriyorsunuz. Yazmak meselesine gelince: Bu tarzda(tarihi-gerçek- roman) yazmak gerçekten çok zor bir mesele. Heleki Abdulhak Hamid gibi Osmanlıcadan Türkçeye çevrilmesi zor şiir ve mektupları günümüz Türkçesine çevirip o duyguları hissetirebilmek... Çok iyi iş çıkarılmış bence bu konuda. Tebrikleri, övgüleri sonuna kadar hak ediyor.
LüsyenCan Dündar · Can Yayınları · 20151,460 okunma
·
100 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.