Bir insanın kendini diğerlerinden soyutlaması ve farklı bir bakış açıcısı olduğunu bildiği halde bunu iddia etmesi insanı yalnızlığamı mahküm eder.Peki bu insandaki bu dikkat çekicilik neyin nesi.Kendilerinde olmayan şeyin üstlerinde durmaları veya sıradanlaşmış ve robotlaşmış, çevre ve topluma ayak uydurup aynı hayatları süren insanlardan farklı kılınan bir insanı dinleyip ve kendilerinde olmayıpta onda olan şey o insanı kendilerine mi çeker.Merak ettiğimiz için mi çok fazla arkadaşımız var.Merak etmeyen insanların yalnız olduğunu düşünebilirmiyiz, eğer hayat ona çocukluk hislerinin olduğu dönemlerde arkadaşlar sunmadıysa.
Bazarov bu gerçekliğini belki de aşkı yüzünden kırabilirdi.Ama içindeki benliğinin egosu öz düşücesine geri döndü ve ulaşamayacağı aşkın onun için saçma ve gereksiz olduğunu öne sürdü ve ona olan aşkından uzaklaşıp kendi mağarasına öz yaşamına geri döndü.Ama yaşaması çok güzeldi.Duygu hissetiğimiz bir insan bunu biliyor ise kendisini bizden üstün mü görür.Bu bizim ona karşı bir açığımızmıdır.Çünkü ona karşı hareketlerimiz ve düşüncelerimiz hatta davranışlarımız bile diğer insanlara olduğundan farklı oluyor.Ya kendimize kendimiz gibi bir arkadaş seçmeliyiz ya da onu olduğu kabullenmeli değiştirmeye çalışmamalıyız aksi takdirde bu bizi yalnızlığa iter.
(kendi düşüncelerimi sizinle paylaşmak istedim,doğruluk payı düşüncelerinizdeki ve sizi siz yapan özelliklerinizdeki size göre değişir:)