Gönderi

7/10
·384 syf.··
Beğendi
·
2022 13. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 07 Mayıs 2022 11:33
Bu eser Erdal Öz ' ün 1971 ve 1972 de iki kez hapse girdiği dönemi anlatıyor. Günlük tadında aslında, bir yerden sonra tamamen günlük ve mektuplaşmalarını içeriyor. Hapise İlk girdiği dönem, kitabın birinci kısmı diyelim; çoğunlukla Gülün Solduğu Akşam'ın yazılış hikayesi ile ilgili. Öz Sergi Kitapevinde kullandıkları ambalaj kağıdından dolayı içeri alınıyor, haliyle de çıkmak için elinden geleni yapıyor. Erdal Öz hayatının teklifini alıyor içerden çıkmadan önceki son haftalarında. Dönemin en popüler şahsiyetleri yan koğuşta Deniz Gezmis ve arkadaşları var. "Gel arkadaş yaz bizi, bizim romanımızı yaz" diyor Gezmiş. Romanı yazamadan çıkıyor hapisten. Kuşkusuz yakın tarihimizdeki ciddi tramvalardan birisi de (malesef başkaları da var, her darbe birkaç darağacı ile eşleşti) Gezmiş ve arkadaşlarının asılmasıdır. Yazar belki de borçlu hissediyor Gezmiş'e karşı, verilmiş bir söz var, tutulamamış bir söz var (zehir meselesi). Ama bence Öz asıl kitabın ikinci kısmında açılmış. Öz ve arkadaşları asılma kararının bozulması için imza toplarken yani yasal bir çıkış ararken, başka bir grup uçak kaçırıyor. "Tarih 3 Mayıs 1972. Türkiye'de ilk kez bir uçak kaçırıldı. Ankara-İstanbul seferini yapan "Boğaziçi" adlı uçak zorla Sofya'ya götürüldü. Uçağı kaçıranlar Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamını durdurmak istemişti." Bu işi planlayanlar arasında Erdal Öz'de gösterilerek içeri alınıyor. İşte bu günleri sadece kendi gözlemleri anıları ve yazışmaları ile anlatmış. Herşeyi açık açık anlatan, duru, sade, insanın içini açan bir kalemi var Öz'ün. İlk erkeklik anılarına kadar anlatmış aklından, gönlünden geçenleri. Eşiyle arkadaşıyla yazışmaları var, okuduğu kitaplardan alıntılar, yorumları var güzel okunabilcek bir kitaptı.
Defterimde Kuş SesleriErdal Öz · Can Yayınları · 2018464 okunma
·
797 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.