Onayı arka kapak yazısına bakmadan aldım çünkü Derya Sevim koşulsuz sevmişti. Ben de bir göz gezdirdim ve neden olmasın dedim. Derya abla her zaman en sevdiklerimi bulmama yardım etmiştir ve bu da o kitaplardan biriydi.
Baştan söylemem gerekiyor ki kitap erkek karakter ağzından anlatılıyor. Bu da benim pek alışık olmadığım bir durum çünkü tercihim kadın yönündedir. Bilseydim tereddüte düşerdim. Bilmeden aldığım için de okumak için kendimi cesaretlendirmek zorunda kaldım. Ama bu demek değil ki kitap kötü, aksine çok güzeldi. Jake’in değişimini okumak, değer verdiği şeylerin bir bir değişmesini ve odak noktasının Chelsea ve altı çocuk olması çok keyif vericiydi. O bilmese bile biz okurken nasıl bağlandığını fark ediyorduk. Bu yönden çok güzeldi çünkü sanki duygular kendiliğinden oluşuyor gibi sağlam ve güçlü geldi. Jake i tanımaya başladığımızda aklının sadece sekste olduğunu ve ilişki peşinde olmadığını okuyoruz. Bu da içten içe beni keyiflendirdi çünkü burnunun nasıl sürteceğini okumak güzel olacaktı. Öyle de oldu. Chelsea ve yeğenleri Jake in yüreğine öküz gibi oturdu ve onu DC’nin çapkın avukatından aile babasına dönüştürdü. Muhteşemdi. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Yeğenlerden en favorime gelecek olursak Rory benim favorimdi.