Edebîyatımızda ilk psikolojik roman olarak kabul edilen Eylül...
Kitapta çok fazla iç konuşmalar ve karakterlerin derinlerde yaşadıkları duygular ön planda.
Kitapta yasak aşk, aldatma, mutsuz evlilikler, dönemin İstanbul yaşantısı işlenmektedir.
Suat ve Süreyya mutlu ve aşık bir çift olarak evlenmişlerdir, lakin süreyya'nın zamanla denize olan ilgisinden dolayı suratı geri planda bırakması onunla ilgilenmemesi suratı sevgisinden ve aşkından şüphe ettirmiştir...
Suat romanın başına yeter ki eşi Süreyya mutlu olsun diye babasından para almış ve deniz kıyısında bir eve taşınmışlardır. Suat eşinin mutluluğunu kendi mutluluğundan üstün görmektedir lakin süreyyanın ona ilgisiz bırakmasından dolayı çelişkilere girmiş ve evlerine gelip giden onunla ortak ilgi alanlarına sahip olan süreyyanın akrabası Necipe gönlünü kaptırmıştır.
Bana göre Suat karakteri çok fazla gelgitleri olan duygularından asla emin olmayan bir karakterdir. Süreyya ise günümüz erkekleri gibi ilgilenecek başka bir şey bulduklarında evlerini hayat, arkadaşlarını ilgisiz bırakan kişilere benzer..
Necip ise zamanında çok fazla kadınla ilişki yaşamış lakin her birinin ahlaksız, sadık olmayan gerçekten sevmeyen ve aldatan tipler olduğu kanısına varmıştır. Başta Süreyya ve Suat'ın evlilik hayatına özenen Necip Suat'ın sevgisinden ve sadık oluşundan etkilenmiştir soyadın tam ona göre bir kadın olduğunu görüp aşık olmuştur. Süreyya'nın suat'ı üzmesine büyük bir kin ile karşılamış ve suratı bu durumdan kurtarmak istemiştir. Bana göre Necip karakterinin Suata aşık olmasının nedeni yaşadığı diğer ilişkilerindeki kadınların ona karşı sadık kalmaması ve onu aldatmasıdır.
Suat bu durumlara eşine karşı olan bir ihanet olarak görmüş, her ne kadar necip'i sevse de onunla asla bir ilişki yaşamamıştır.
Yasak aşk yaşanır romanların çoğunluğunda bence fiziksel bir ilişki olmasına rağmen Mehmet rauf'un yazmış olduğu bu romanda Suat ve Necip arasında fiziksel değil tamamen duygusal bir ilişki vardır.
Bence olay örgüsü hızla ilerlesede karakterlerin duyguları kitapta hiçbir yerde tam anlamı ile yerine oturmamış ve okuyucunun aklında da soru işaretleri kalmıştır.
Yazar kitapta çok fazla betimleme ve hiç konuşmalara başvurduğu için okuyucunun kitabı yarım bırakması veya sıkılması olasıdır.
Bana göre Mehmet Rauf günümüz kadın erkek ilişkilerini 1900'lü yıllarda çok güzel bir biçimde kaleme almış ve edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman örneğin de ustalıkla günümüze aktarmıştır.
Şahsen ben çok fazla psikoloji okuduğum için beğendiğim bir kitap oldu.