·282 syf.····Okunma: 15 Mayıs 2022 00:00 “Gece Yarısı Kütüphanesi”
“Mart Haig”
Öncelikle kitabın -belki de çoksatanlar kategorisinde olmasından mütevellit- oldukça kolay okunan, edebi gücünden çok içerik etkisinin ön plana çıktığı, hafif bilim kurgu, dozunda kişisel gelişim ve bir tutam da psikolojik roman özelliği taşıdığı söylenebilir.
Konusu; hayatta karşılaştığı güçlükleri yenmenin bir yolunun kalmadığına inanan, yaşamının sevgisizlik örtüsünün altında nefes alma güçlüğü hissettirdiği bir anda Nora Seed’in bir gece yarısı intihar girişimiyle başlar…
Tam da bu noktada Nora kendini, “Kuantum Çoklu Evren Teorisi” çerçevesinde Nora’nın seçimleri sırasında ortaya çıkan sonsuz sayıda yaşamların yazıldığı kitapların bulunduğu “Gece Yarısı Kütüphanesi” arafında bulur. Kütüphanede özel bir kitap vardır ki; “pişmanlıklar kitabı”. Bu kitap sayesinde Nora pişmanlıklarından kurtulmak adına “keşke” dediği tüm yaşamları deneyimlemeye başlar… deneyimler arttıkça pişmanlık kitabı da eksilmeye başlar…
Gel gör ki tüm pişmanlıkları başkalarını mutlu etmek amacıyla hisseden “sevgi fakiri” Nora , tüm pişmanlıklarını geri alsa da malesef mutsuzluğunun kaynağının bu olmadığını anlar. Tüm çoklu evrenlerde de pişmanlıkları olmadığı zaman bile bambaşka sorunlar yaşanmaktadır. Yani , her evrende yaşam “iyisiyle, kötüsüyle” bir şekilde akmaktadır.
Uzun lafın kısası, Nora kendi yaşam seçeneklerindeki dallanmalarının ancak kendi kökleri sağlıklı olursa mutluluk getireceğini anlar ve araf dönüşünde kalan hayatını merkezinde sevgi olan, potansiyelini ortaya çıkarmayı hedefleyen bir felsefeyle şekillendirir.
İntihar öncesi “Karadelik” olarak adlandırdığı hayatını, Araf sonrası ; “ Volkan” olarak revize eder. Çünkü Nora artık patlama sonrasında bereketli topraklar oluşturan volkanlar gibi, psikolojik sorunlar sonrası hayatında çıkardığı dersler sayesinde bambaşka bir versiyonla yaşamını,mutluluk hasatı yaptığı bir dünyaya dönüştürür…
Eserin mottosu olma niteliğinde ;
“Öğrenmenin tek yolu yaşamaktır…”
“Pişmanlıklar sivrisinek ısırığı gibi değildirler, sonsuza kadar kaşınırlar…”
“Ahlakın temelinde merhamet yatar…” Arthur S.
“YAŞIYORUM”