Selam arkadaşlar
BerzahAyşe Korkmaz
Berzah; iki yanı su olan arada kalmış kara parçası, kıstak, ruhların kıyamete kadar durduğu bekleme odası anlamına gelen kelime.
Bu minvalde yazar ilk romanını dünya ve ülke gündeminde ki en önemli sorunlar olan iklim krizi, sürekli taraf olma zorunluluğu, saf kötülüğün yaygınlaşması gibi zor konulara değinerek birçok konuda Berzah gibi iki arada kaldığımızı, bazen sadece izlediğimizi, bazen düşünmeyi bile unutup duvara tosladığımızı, bir distopya yaratarak anlatmış.. ilk romanı olduğu halde dilinin akıcılığı, kelimelerle oynaması keyifliydi..
fakat çok distopya türü gibi hissettirmedi. Nedeni belki de distopya gibi acı olaylar yaşadığımızdan da olabilir bazı örneklerin bana göre yanlış olmasından da.. mesela Ayasofya’nın cami olması dünya mirasının hazin sonu gibi görülmemeli, müze olması da rahatsız etmiyordu, cami olması hiç etmez, şöyle ki bu biraz tarih,inanç ve kültür ile ilgili bir konu çok yönlü düşünüp değerlendirmek gerekli, her türlü saygı duyduğum bir durum, onlar da Kabe’yi ya da Mescidi Aksa’yı alsaydı, haklı olarak kiliseye çevirirdi… dolayısıyla bu gibi örnekler spesifik olunca distopya havasından çıkardı beni. Fakat yazarın kendi sayfasındaki yazılarını keyifle okuduğum için kendi düşüncesini romana serpiştirmesini anladım.
Kitapta herkesin umudunun dibe vurduğu zamanlarda hissettiklerini karakterler ile hissettiriyor yazar. Firdevs’in doğurmadığı bir çocuğa annelik yaparken yaşadığı arada kalınmış hayatı ile Oğlu Ali’nin annem neden böyle? Sorularıyla gelen hayatı gibi..
Genel olarak ilk kitabı olduğu halde başarılı bulduğum bir eserdi. Zaman zaman olaylar arasında kurgusal kopukluk hissetsem de yazarın kalemine sağlık…