Kumar tutkusu insanların hayatını ne kadar mahvedebilir?
Kitabın ilk bölümünün oldukça sıkıcı olmasından ve olay örgüsünün karmaşıklığından dolayı kitabın dünyasına girmekte zorlandım ama gitgide açılan kapılar sayesinde ancak kurguya kendimi adapte edebildim. Özellikle babannenin ortaya çıkmasıyla çok eğlendim diyebilirim. Aşk ve kumar ekseninde geçen hikayeye ben bir de milliyetçilik temasını eklemek istiyorum. Dostoyevski eserlerinde genelde karakterlerini farklı ırklarda seçer ve bu insanların psikolojik tahlillerini ırkları üzerinden yapmaya çalışır. Ancak bu eserde milliyetçilik teması üzerinde baya bir durmuş yazarımız. Zira kitabın başından sonuna kadar karakterler ırklarının farklılıkları yüzünden sürekli didişiyorlar.
Bir diğer tema ise paranın tabir caizse köpeği olmuş insanlar… Bu insanlar için sevginin, ahlakın, güzelliğin veya akrabalık bağlarının hiçbir önemi yok varsa yoksa daha çok para… Miras için teyzesinin ölmesini dört gözle bekleyen insanlar, sırf parası var diye zenginlerle birlikte olmaya çalışan kadınlar var öyküde.
Kitabı şöyle özetleyebilirim;
Bastıramadığımız tutkularımız hayatımızı eninde sonunda mahvediyor…
Başkahramanımız Aleksey generalin ailesiyle birlikte çalışan ve onun üvey kızı Polina’ya aşık olan sıradan bir öğretmendir. Generalin Fransız bir adama borcu vardır ve Blanche’a aşıktır. Borcunu ödeyebilmesinin tek çaresi teyzesinin bir an önce ölüp kendisine mirasını bırakmasıdır. General teyzem ne zaman ölecek diye sürekli telgraflar çekerken teyzesi bir anda karşısına sapasağlam bir şekilde çıkar. Generalin kaldığı otele yerleşir. Bu teyzenin nedenini anlamadığım bir şekilde kumar merakı vardır ve şehre gelir gelmez kumarhaneye gider. Mirasın kumarda heba olacağını bilen general bu durumdan hoşlanmaz ama teyze aksi kadının tekidir ( kadının bir anda kumar oynamak istemesi ve bu sırada gerçekleşen olaylar çok hızlı bir şekilde geçildiği için üzerine düşülmemiş bir kitap olduğu belli oluyor) . Sürekli rulette kaybeden teyze sonunda tüm parasını sıfırlar ve memleketi Rusya’ya döner. General borçlarını ödeyemez ve Fransıza tüm mallarını kaptırır ama sonradan Polina’nın da Fransıza borcu olduğu ortaya çıkar. Polina’ya aşık olan Aleksey borcu ödeyebilmek için rulet oynadıktan sonra büyük bir miktar kazanır ancak Polina bunu kabul etmez ve İngiliz’le birlikte olarak İsviçre’ye gider. Parayı nasıl harcayacağını bilemeyen Aleksey’e bir anda para avcısı Balanche sulanır ve birlikte Paris’e giderler. Polina’ya olan karşılıksız aşkından ötürü bir türlü mutlu olamayan Aleksey kendini kumara verir ve zamanla tüm parasını, işini ve sevdiklerini kaybeder. En sonunda ise Polina’nın kendisine aşık olduğunu öğrenir ama iş işten geçmiştir… Aleksey zero’dur artık….