İslam gibi kul çapında bütün kul çatısı mezheplerin, sonları izm ile biten ideolojilerin arayıp da bulamadıkları hikmet ve hakikati kendi zatında hamil ilâhi müessese, her şeyin doğrusunda bizzat amil ve eğrisinde mâni iken nasıl olur da yabancı mahiyetlerle etiketlendirilebilir ve onların lokomotiflerine vagon diye takılabilir?
Eğer Abdülhamid, adaletini tatbik ettiği Hz. Ömer’in celadetine de sahip olsaydı bugün Türkiye’nin manzarası bambaşka olur ve doğru yolun sapık kolları belki uzun müddet trafiğe kapalı kalırdı.