Dikkat. Spoiler içerebilir!
Kitabı sipariş ederken isminden hareketle gençlerin tanrıtanımazlığı ve bunun sonucu olarak insanlığın yozlaşması gibi bir kurgu beklemiştim ama okuduktan sonra anladım ki kitabın ana konusu din veya tanrı üzerine değilmiş. Kitabın ana konusu faşizmin, militarizmin, ırkçılığın olduğu ve diktatörlükle yönetilen bir ülkede, uygulanan propagandalar yüzünden gençlerin duygusuzlaşması, insanlığını yitirip makineleşmesiymiş. Yani kitaptaki kurgudan “gençler tanrıya inanmadıkları için veya tanrıya inanmaları istenmediği için bu haldeler” gibi bir çıkarım yapmak zorlama bir yorum olur gibi görünüyor.
Yazarımızın dilinin oldukça akıcı olması ve yer yer şiirsel bir şekilde anlatımlar yapması okunmasını eğlenceli hale getirmiş. Kitabı okurken sevdiğim bir arkadaşımla sohbet ediyormuşçasına bir havaya girdim desem yanılmam herhalde. Baş karakterimiz bizlerle arasındaki tüm duvarları yıkıp içini dökmüş gibi bir samimiyet hissettim.