" Bu akademik bir incelemedir. Üniversite 3. Sınıf ödev incelememi sizle paylaşmak istedim."
İbni Haldun - Mukaddime
"'Spoiler'"
Toplumların, siyasal davranışlarının araştırılması hangi partinin ya da görüşün üstün olduğu düşünülerek eksik olarak tanımlanmaktadır. Siyasal davranış aslında tüm siyasal olaylar ile birlikte insanların tutum ve davranışlarını ifade etmektedir. İnsanoğlunun davranışları ve kararları çok daha büyük kitleleri etkilemektedir. Yöneticiler tarafından alınan kararlar ise toplumları etkilemektedir. Yöneticilerin aldığı kararlar öncesi yönetmiş olduğu toplumu tanıması önem arz etmektedir.
Siyaset, insanların gündelik yaşantılarının her anına giren bir olgudur. İnsanların siyasete olan ilgileri de toplumsal olarak belirlenen siyasal kültürün normlarına ve değerlerine göre şekillenmektedir. Siyasal kültürün temel işlevlerinden biri, siyasal sistem içinde alınan kararların ortamını sağlamaktır. Siyasal katılma yoluyla insanlar yöneticilerinin kararlarını etkilemeye yönelirler. Bu etkilemeyi sağlamak içinde çeşitli eylemler gerçekleştirirler. İnsanların bu yönelimleri sonucunda gerçekleşen siyasal katılmanın düzeyleri de birbirinden farklı olmaktadır. İklim, insanların siyasal davranışlarını belirlenmesinde en önemli fonksiyonlardan biridir.
Siyasal Kültür, siyasal sistem içindeki alınan kararların ortamını sağlar. İnsanın günlük yaşamında gösterdiği davranış örüntülerinden biride siyasal konularda gösterdiği davranışlardır. Niye bazı insanlar sürekli siyaset konuşur, mitinglere gider, seçim kampanyalarında çalışır da, bazıları hiç bunları öneme almaz, politikayla ilgilenmez. Siyasal davranışları incelerken en çok üzerinde durulması gereken noktalar bunlardan oluşmaktadır. Bu da bizi çağdaş siyaset bilimin en çok incelenen en gözde konularından biri olan katılmaya daha doğru bir deyişle siyasal katılmaya götürmektedir. İnsanların siyasete katılımları büyük ölçüde siyasal kültürün ortaya koyduğu normların, kuralların etkisi altındadır. Bu normlar insanların yükümlülüklerini ve davranışları üzerindeki sınırları belirler. Örneğin, oy kullanma eğitim yaşamının ilk düzeyinden itibaren bir vatandaşlık görevi olarak insanlara verilir. İnsanların davranışları üzerindeki en önemli etkenlerden birisi de hava olayları ve güneşli gün sayısıdır. Güneşli gün sayısının etkisi ile yağış miktarının etkisi bölgenin bitki örtüsünü etkilemektedir. Bu bitki örtüsü üzerinde hayatını devam ettiren insanoğlunun alacağı kararlardan, mutfağına giren yiyeceklere ve giyeceği kıyafetlere kadar birçok durumu etkilemektedir. İnsanoğlunun çevre etkileri ile verdiği kararlar arasında ki etkileşimi inceleyeceğiz.
SICAKLIĞIN İNSAN DAVRANIŞLARINA ETKİSİ Siyasal davranış basit bir meraktan ileri düzeydeki bir katılıma kadar bireyin siyasal alanda ortaya koyduğu davranışları ifade etmektedir. Sosyal bilimler sözlüğünde (Acar ve Demir, 2005:367) siyasal davranış “Bireyi siyasal etkinliklere iten temel güdü, his, inanç ve düşüncelerin meydana getirdiği davranış biçimleri, bunları çözümlemeyi konu edinen disiplin” şeklinde tanımlanmaktadır. Bir başka ifadeyle siyasal davranış, bireyin siyasal alana yönelik algı, tutum, tavır ve faaliyetleri toplamıdır. Birey öncelikle siyaset alanıyla ilgili ulaştığı bilgiler ışığında bir algı oluşturmaktadır. Ardından oluşturduğu algı üzerinden bir tutum takınmakta ve bu tutum neticesinde de bir tavır sergilemektedir. Son olarak siyasal alan içerinde bir faaliyette bulunmaktadır. Algıdan eyleme kadar bütün bu süreç, siyasal davranış olarak tanımlanmaktadır.
Yerkürede yedi iklim bulunmaktadır. Sıcaklık açısından bunlar üç kısımda incelenmektedir. (Haldun, 14.yy: 259) Sıcaklık farklılıklarının sebebi güneşin gelme açısı, dünyanın elips şeklinde olması ve eksen eğikliğinden dolayıdır. Bu sıcaklık farklılıkları insanların tutum ve davranışlarına etki etmektedir. İklimler sıcaklık bakımından üç bölüme ayrılmıştır. Bunlar; düşük sıcaklık iklim bölgeleri, orta sıcaklık iklim bölgeleri ve yüksek sıcaklık iklim bölgeleridir. Bireylerin siyasal davranışta bulunurken öncelikle göz önünde bulundurduğu iki şey vardır. Birincisi, eyleme geçmeye karar vermek, ikincisi de, karar verdiği bu eylemin yönünü, doğrultusunu belirtmektir. Kişi bir seçim sırasında yalnızca oy vereyim mi yoksa vermeyeyim mi diye düşünmez aynı zamanda kime oy verece- ğini de düşünür (Milbrath 1965: 6).
Düşük Sıcaklık İklim Bölgeleri
Düşük sıcaklığa ait iklim bölgesinde ki halk çok soğuktur. Cana yakın değildir. Tenleri ince ve beyazdır. Buzla kaplı evlerde yaşarlar. Hayvan derileri ile giyinirler. Yiyecek araç gereçleri gelişmemiştir. Besinleri balık üzerinedir. Ticaretleri balıkçılık üzerinedir. Karamsar bir yapıya sahiptirler (Haldun, 14.yy: 262-263). Günümüz itibari ile siyasi seçimlere katılım oranları çok düşüktür. Bunun başlıca nedenlerinden biri güneşli gün sayısının çok az olması ve havanın çok uzun süreler kapalı olmasıdır. İnanış bakımından bölgesel olarak çok benzerlik göstermektedir. Sosyal ilişkileri düşüktür. Pekin Üniversitesi tarafından 1.55 milyon düşük sıcaklık ikliminde yaşayan ve hiç yurtdışına çıkmamış kişilerle yapılan araştırmada, katılımcıların doldurduğu kişilik envanterleri baz alındı. Bu iklimde yaşayanların daha sakin ve cansız olduğu, geçinmesi kolay ancak uzak ilişki olduğu görülmüş, içe dönük bir yaklaşım olduğu, yeni tecrübelere açık olduğu görülmüştür.
Orta Sıcaklık İklim Bölgeleri
Orta sıcaklığa ait iklim bölgesinde ki halk mükemmeldir. Onun içindir ki; kılık kıyafetleri, yiyecek araç gereçleri ve sanat itibariyle son derece ileri oldukları görülür. 14. yy itibari ile ticaretle uğraşılmıştır ve ticaret için değerli madenler (altın, gümüş) kullanılmıştır (Haldun, 14.yy: 260-261). Günümüz itibariyle orta sıcaklık iklim bölgesi insanları neşelidirler. Evlerini taşlardan inşa ederler. Siyasi değişikliğe pek açık değillerdir ve seçimlere katılım oranları yüksektir. Aşırılıktan ve sapmalardan uzak kalırlar ve inanış farklılığı fazladır. Tutucu bir yaklaşım vardır.
Pekin Üniversitesi tarafından 1.66 milyon orta sıcaklık ikliminde yaşayan ve hiç yurtdışına çıkmamış kişilerle yapılan araştırmada, katılımcıların doldurduğu kişilik envanterleri baz alındı. Ilıman iklimlerde yaşayanların daha uysal, geçinmesi kolay, dışa dönük ve yeni tecrübelere açık kişiler olduğunu ortaya koyan araştırma, uç noktalardaki iklim değerlerinin ise duygu durumunu dalgalı ve dengesiz hale getirdiğini gösterdi.
Yüksek Sıcaklık İklim Bölgeleri
Buradaki halk tüm halleriyle normalden pek uzaktır, evlerini kamıştan inşa ederler. Vücutlarını ağaç yapraklarından örterler veya çıplaktırlar. Meyveleri küçük ve az suludur. Yiyecek araç gereçleri gelişmemiştir. Ten renkleri koyudur. Ticarette değerli maden kullanılmaz (Haldun, 14.yy: 261). Günümüz itibariyle yüksek sıcaklık iklim bölgesi insanları bitkin olmakla birlikte tembellerdir. Siyasi değişikliğe sürekli olarak açıktır. Seçimlere katılım oranı düşüktür, sebebi ise ümitlerinin olmaması ve seçimlere katılsam ne değişecek düşüncesidir. Tutucu değillerdir. Pekin Üniversitesi tarafından 1.26 milyon yüksek sıcaklık ikliminde yaşayan ve hiç yurtdışına çıkmamış kişilerle yapılan araştırmada, katılımcıların doldurduğu kişilik envanterleri baz alındı. Sıcak iklim bölgelerinde yaşayanların daha hareketli ancak tembel olduğu, geçinmesi kolay ancak insan ilişkilerinde hemen pes edebilme eğilimi görülmüştür.
GENEL DEĞERLENDİRME
Sıcaklık farklılığının insan ilişkileri ve toplum karakteri üstünde gözle görülür farklılıklar bulunmaktadır. İklimin dolayısıyla sıcaklığın insanın inanç ve kararlarında etkili olduğu görülmektedir. Bu etki aynı zamanda bize verilen kararlarda iklimin siyasal davranışlarımızı etkilediği ve kararlarımızda etkin rol oynadığını göstermektedir. Bu sebeple yöneticilerin bulunduğu bölgelerdeki insanların siyasal davranışlarını iklim bakımından incelemeleri gerekmektedir. Bu incelemeler sayesinde daha verimli ve halka daha yakın bir şekilde hizmet verme olasılığımızı artırarak toplumun ve siyasal kararlardan etkilenen çevrenin önemsendiği hissettirilebilir. Yöneticilerin yaptığı incelemeler sonucu toplumun sorunları analiz etmesi ve halkın ihtiyaç duyduğu gereksinimleri karşılayabilmek adına çalışmalar yapması gerekmektedir. Sıcaklığın, insanların siyasal davranışlarına etkisi görülmesi; kurulacak veya değiştirilecek olan devlet düzenlerinin topluma indirgenmesi gerektiği görülmelidir. Böylelikle insanların davranışlarını ve olaya verecekleri tutumları tahmin edilebilir hale geldiğini görmekteyiz. Bunun bizim incelememizde olumlu olduğunu ve geçerli olduğunun kanıtlamış olduk. Yeni araştırma yapacak araştırmacılara konu önerileri şunlardır: Sıcaklık ve sosyal davranış ilişkileri, sosyal davranış ve siyasal davranışın insan üzerine etkisi, iklimin davranışa etkisi.