Bizler başarılı olmayı her şeye sahip olmak, zengin olmak, karizmatik olmak gibi görüyoruz. Başarısız olmayı öğrenen bir toplum olarak başarılı olmayı da doğru bir şekilde tanımlayamıyoruz. Normalde araç olarak görülmesi gereken ölçütleri amaç olarak görmeye alıştık ya da alıştırdılar. Peki başarılı olmak ne demek? Çok farklı başarı tanımları olsa da kitapta yer alan başarılı olma ölçütü bir nebze özet gibi: Çevreniz tarafından takdir ediliyorsanız, taklit ediliyorsanız, takip ediliyorsanız evet bu sizi başarılı bir birey olarak tanımlar. Aslında başarı bir ödüldür. Bir sonuçtur, bir süreçtir. Adım adım, yıllarca çekilen çilenin, ödenen bedelin, fedakarlığın sonucudur. Aslında ben de başarı tanımını böyle tanımlamanın yanında yolda olmayı da başarılı olmak olarak tanımlıyorum. Çünkü bir niyet var, yola çıkılacak ve hazırlıklar yapılmış. Sonucunda ise yola çıkılmış. Bir hedef var, ulaşılmak istenen bir yer. Peki bu hedef, bu yer ya bu dünyada değilse? Biz dünyada başarı tanımını yapamayacak mıyız? Bu bağlamda yolda olmayı, çalışmayı, büyük hedefe giderken ara hedefleri gerçekleştirmiş olmayı başarı olarak tanımlıyorum.
Kitaba gelirsek liseden beri bir hocamın sürekli tabiri caizse ağzımıza sokarak okuyun dediği bir kitaptı. Tabi o zamanlar tembellik ettik ve yıllar sonra bu zamana nasip oldu. Evet, her şey benimle başlıyor. Bir irade göstererek çalışmayı ya da çalışmamayı, uyumaya devam etmeyi ya da yatağımdan kalkıp hedefime ulaşmayı ben seçiyorum. Çalışmak benim için bir hayat felsefesi. Bir amaç. Tabi çalışmak derken bunun net ve belli olması da gerekir. Kitapta geçen bir alıntıda “Ne kadar meşgul olduğun değil neyle meşgul olduğun önemlidir.” der. Çalışmaya inanıyorum. Çünkü bir garantim var. “Her insana çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm,39)
Kitapta farklı farklı hayattan dersler, felsefeler var. O hikayeleri, sözleri arada okuyup hatırlamanın faydalı olacağını düşünüyorum.
İncelemeyi şöyle bitiriyorum: “Sanmasınlar yıkıldık, sanmasınlar çöktük. Bir başka bahar için sadece yaprak döktük.”