Denizciliğe merakı olanların ya da TRT 1 'de "Barbaroslar" dizisi takipçilerinin daha rahat anlayacağı ( alâkasız olsa da! kitaptaki isimler ile dizideki aynı isimde olan karakteri gözünüzde canlandırıp okuyorsunuz) bir eser.
Kitap içerisinde bolca denizcilik terimi bulunmakta bu nedenle özellikle ilk başta çok birşey anlaşılmıyor gibi ancak okudukça açıyor ve siz kendinizi Hızır Reis ve can yoldaşı Saint Alkala ile hırçın dalgalar arasında "heeeey-yaaaa-molaaaa" diyerek cenke giderken ya da Gırnata'da terkedilmiş hisar da Seyyid Muradî ve Billûre ile güneşin batışını izleyerek buluyorsunuz.
Değerli yazarımız @İskender Pala'nın üslubu üzere; bu eserinde de birbirinden çok farklı ve alâkasız gibi görünen olaylarda öyle bir serüvenin içine giriyorsunuz ki bir anda hepsi birleşiyor ve koca bir tarihî- tarihimizin güzelliklerini, bilmediğimiz, belki de hiç merak etmediğimiz! yönlerini ortaya çıkarırken aynı anda birçok duyguyu da içerisinde ki hikâyelerle yoğun bir şekilde hissettiriyor. Bunun için illâ tarih seviyor olmanız da gerekmiyor.
Yani sonuç olarak yine çok güzeldi, yazarımızın ve emeği geçen herkesin eline, emeğine, yüreğine sağlık, afiyet...
Tarih sevsin sevmesin kitap okumak için öneri isteyen kardeşlerime tavsiyemdir, tefekkürlü okumalar dilerim...