7/10
·104 syf.··
2022 133. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2022 23:49
Yazarın adını duyduğumda çok fazla övgüyle karşılaştığımdan beklentim çok yüksekti. Dolayısıyla bir miktar hayal kırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim. Thomas Mann'ın Almancaya çok hakim olduğu ve dilini çok iyi kullandığı söyleniyor. Belki de orijinal dilinde çok daha tatmin edici bir metindir. Necatigil çevirisinden okumama rağmen akıcılığı dışında mükemmel bir anlatım vardı diyemiyorum. Bir yazarın iç dünyası, Venedik'in konumlandırılış şekli, mitolojik göndermeler okuduğum süreçte hoşuma giden şeylerdi. Kendi yaşlılığıyla genç bir çocuk üzerinden yüzleşmesi, çünkü yaşlılık aynı zamanda "güzelliğin" kaybı anlamına geldiği gibi çürümeyi de çağrıştırıyor estetik konusunda bu kadar obsesif birinin hissettiklerini görme açısından ilginçti. Tabii ki bu aşka bağlanmasa ve cinsel göndermeler bulunmasa daha az rahatsız edici olurdu. Bu durum benim de kesinlikle hoşuma gitmeyen boyutuydu eserin. Ama burada ister istemez şöyle bir karşılaştırma yapacağım. Benim Hüzünlü Orospularım romanı 90 yaşında bir adamın 14 yaşında bir kıza olan aşkını anlatmasına ve cinsel göndermeleri bakımından çok daha bayağı olmasına rağmen bu eser kadar linçlenmiyor sanki. Ki o metin de benim için problemli bir metindi. Etik kaygıların estetiğin önüne geçtiği bazı durumlar vardır, bu tam olarak öyle bir durum bence. Antik Yunan hayranlığı çağrışımlı metinlerde böyle Narkissos benzeri genç çocuklara çok yer veriliyor, Oscar Wilde da çok yapıyor bunu. Bana biraz da onu çağrıştırdı. Ama Thomas Mann apaçık değil gizleyerek vermiş Oscar Wilde'a göre. Sonuç olarak ne konu ne anlatımı bakımından bana hitap eden bir eser olmadı. Thomas Mann'ın başka eserlerine şans vereceğim ama.
Edebiyat
Venedik'te ÖlümThomas Mann · Can Yayınları · 20074,667 okunma
·
107 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.