Bu tip kitapların incelemeye veya eleştiriye açık olduğunu çok düşünmüyorum. Çünkü aslında gözleriniz sayfalar arasında dolaşırken ve dimağınız süzgecinden her bir sözcüğü geçirirken Kafka'nın babasını, onun despotluklarını, onun hatalarını, onun kabadayılıklarını özümsemiyor aksine kendi babanızı, kendi ailenizi görüyorsunuz ve bir süre sonra kitaptan tamamen kopup kendi anılarınız arasında dolaşmaya başlıyorsunuz.
Sözü daha fazla uzatıp kişisel konular üzerinde durmak, kendi babam şöyledir ve böyledir, şu yönlerden Kafka'nın babasına benzer demek istemiyorum. Umarım siz de okurken benim kadar keyif alır, unutulmaya yüz tutmuş anılarınızın arasında kısa da olsa bir tura çıkma şansına erişirsiniz...