Gönderi

Burjuva Azmettiricisi Newton
2/10
·128 syf.··
2022 31. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2022 21:42
Bilim tarihine ancak böyle zırva bir bakış atılabilirdi. Yazar, kendisi gibi mutlak Marksizm yanlısı dostlarını pohpohlamak için iyi bir iş çıkarmakla kalmayarak bilime yüzyıllardır düşünülmemiş bir açıklama da getirmiş. Yordam kitabevinin Marksist temalı eserler yayınladığını çok iyi bildiğim halde bir Newton dönemi meraklısı olarak okumak istedim. İyi ki okumuşum; hem kahkahalarla geçen bir süreç oldu hem de bilim başlığı altında yayınlanmış kitaplara daha temkinli yaklaşmam gerekliliğini verdi. Yazarımız klasik Marksist doktrini olan üretim araçları ve sahipleri arasındaki diyalektikten yola çıkarak feodalizmden kapitalizme geçen (her Marksist kitapta okuduğumuz) tarihsel değişimi açıklıyor. Neden özellikle bilim tarihinin Newton dönemini seçtiği sorulursa, Newton'un 17-18. yüzyıl dönemlerinin kapitalist dünya düzeninde yarattığı yeniliklerle aynı zamanda yaşamış olması cevabı verilir. Marksizm bilmeyenleri birtakım tarihsel bilgiyle zehirledikten sonra Newton'un başyapıtı denilen "Principia"nın içeriğine dalıyor ama oldukça yüzeysel. Muhtemelen kendisi de okumamış Principia'yı ve kitabın büyük bir çoğunluğunda referans eksikliği var. Mektuplar sadece tarihleri üzerinden alıntılanmış (doğruluğu bilinmiyor) ve Principia'nın bölümleri de alelacele geçiştiriliyor. Daha sonra yazarın sansasyonel açıklamaları başlıyor: 1) Newton'un mekanikteki gelişmeleri, kıtaları aşmak için buharlı gemiler üreterek ekonomide artı değer sağlamak, madencilik faaliyetlerindeki sorunlara çözüm bulmak, hidrostatik etkiyi açıklamak ve milletlerin birbirini katletmesi için savaş makineleri icat etmek amacıyladır. Puah :) 2) Optik üzerine kitap yazmasının sebebi, gemicilik faaliyetlerini arttırmak amaçlıdır. 3) Newton, burjuvazinin istek ve arzularını yerine getirmek için hayatını heba eden köle bir fizikçidir. 4) Galileo'nun eğik atış üzerine çalışma yapması savaş esnasında kullanılan güllelerin daha iyi çalışması içindir. Bu adamlar tabii ki de çağlarının temel problemleri üzerine düşüneceklerdir çünkü işleri ve tutkuları bilim yapmaktır. Sırf kar peşinde koşan burjuvazi problemleriyle aynı dönemde yaşadılar diye amaçlarının da bu olduğunu söylemek zırvalıktır: "Bilim, burjuvazinin serpilip boy atmasına ayak uydurarak gelişti. Burjuvaziye, sanayisini geliştirmesi için maddi cisimlerin özelliklerini ve doğa güçlerinin dışavurumunu araştıran bir bilim gerekiyordu." (s.52) Bilimde amaç, önceki çalışmaları ve bulguları eleştirel bir süzgeçten geçirip yeni gözlem araçları ve metotlarla, gerçeklikle çelişen noktaları yanlışlayıp atmaktır. Sonuçta Einstein de Nazilere karşı atom bombası kullanılsın diye bilim yapmıyordu. Buhar makinesinin icadı sadece kapitalist emellerden yola çıkmamıştır; onun temelinde matematiğin dili ve fiziğin yasaları yatar. Marksizmi kesin bir teori olarak gören birinden bilimi kendi emeline göre kavramlaştırması ve bir kutuya hapsetmesi şaşırtıcı olmasa gerek. Diyalektik maddeciliği aslında bilimin tek savunucusu ve doğa yasalarının tek açıklayıcısı olarak görmeye ikna olmak (ve ikna etmek için böyle şeyler yazmak) bir çocuk masalından öteye gidemez. Bilim tarihini kendi saçma maddeciliği uğruna kullanmak da başarısızlığın bir göstergesidir. Newton'un mekaniğinin her çocuğun yapacağı bir yapboz parçası olarak yorumlanmasından sonra sıra tanrı varsayımlarına geliyor. Newton'a göre madde ve uzam birbirinden bağımsızdır; yani maddenin kendi kendine uzamda yer değiştirmesi için bir sebep yoktur. Bu ancak ilk hareket ettirici bir tanrı varsayılırsa mümkün olacaktır. Yazar da bu görüşü yıkmak için tarihte kendisi gibi düşünen birkaç adı bilinmeyen şahısın referanssız laflarını kullanıyor. Bu karşı kuramlara göre hareket etme özelliği de kütle ve yoğunluk gibi maddeye içkin bir özelliktir. Bu ilk varsayımla beraber ne olduğunu kendisinin de bilmediği "enerji korunumu yasasına" şöyle bir atıfta bulunarak işin içinden 2 paragrafla sıyrılma kıvraklığını sergilemekteki ustalığını gösteriyor. Özellikle de Newton'un teolojik görüşlerine çok içerlemiş abimiz. Kitabı özetleyecek olursak, saçma diyalektik doktriniyle bilim tarihinden aldığı yalan yanlış ve eksik (oldukça) bilgi kırıntılarıyla, çocukların hoş vakit geçirebileceği düşünceler silsilesi. En sonunda da, kapitalizmle başladığı yolculuğu Newton'la harmanlayarak (amaçsız bir ara durak) sosyalizm mesajıyla bitiriyor. Dediğine göre sadece sosyalist toplumlarda bilim gerçekten herkesin bilimi olur. Ayrıca onca yüzyıllık bilim tarihini yok sayarak doğa-insan ilişkilerini en iyi açıklayan üç ismi övgüye boğuyor: Marx, Engels ve Lenin.
Bilim
Newton'ın Principia'sının Toplumsal ve İktisadi KökleriBoris Hessen · Yordam Kitap Yayınları · 201955 okunma
·
412 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.