Şiir sever misiniz? Ben severim. Bildiğim birçok şey gibi, şiiri de bana hocam öğretmişti. Şiir tahlilini değil tabii, şiirde ölçü bilmem ben, şiiri duymayı bilirim. Kafiyeleri bilmem, şiiri görmeyi bilirim. Şiirde temadan anlamam, hissetmeyi ve onunla dans etmeyi bilirim. Üsluptan da hiç anlamam, rayihasını ciğerlerime doldurmayı bilirim. Çünkü öyle öğrendim.
Fark ettiniz mi bilmem, kafam biraz güzelleşti. Çünkü uzun zamandır kovaladığım yalnızlığıma kavuştuğum günlerin keyifli melankolisinde, Dünya Bulantısı 'nı duydum, gördüm, hissettim, dans ettim..
Karanlıktı, gün ışığını yok edebilecek derecede karanlık. Beni öğlenin birinden gecenin birine davet etti. Gitmek zorundaydım, çünkü iyi şiir emrettiğinde, nereye gitmeni emrediyorsa oraya gitmek zorundasındır.
Gittim. Melankolim huzur buldu, mutsuzluğum keyiflendi. Onları besledim. Ama "umudu" hep göreceğimi umdum karanlığın içinde, minik pırıltılar, huzmeler halinde.. Işık huzmeleri arasında dans ettim bazen.. bazen göz gözü görmez karanlığın dibinde. Arkada Chopin mi çalıyordu, Debussy mi, Beethoven mı? Belki de hepsi. Bilmem.
Her zaman daha iyisini ortaya koyacağına emindim ve beni yanıltmadın Furkan Güreci . Birbirimize şiirler okuduğumuz günler artarak çoğalsın istiyorum, paylaştıkça daha kolay olacak her şey, buna inanıyorum - hepten inançsız da değilim, görüyorsun -.
Kalemin hep böyle sivrilsin güzel dostum.. Teşekkür ederim bu dizeleri armağan ettiğin için, var ol.
Kitabım amacına ulaştı!
Zengin bir duygu ve fikir dünyasına sahip olan ruhları, direnişin, umudun, sevginin, kavganın, barışın, yaşamın ve ölümün aktığı o gizemli kıyıda dolaştırmak istedim ve anlaşılan başardım!
Bunun verdiği mutluluk azımsanamaz hatta ifade edilemez.
Dostluğu şiir kadar güzel olan adama sevgi ve muhabbetle...
Fatih Taş