Merhaba okumayı seven, yeni bir sayfayı açarken lezzet alan değerli arkadaşlar. şöyle düzyazıdan uzaklaşıp kendimizi biraz şiirlere verelim. Şiirin hayal gücünü artıran, yeni ufuklar açan, her okuyanda farklı bir tat bırakan ahenkli yapısına sahip bir kitaba, Henüz Vakit Varken Gülüm ‘e değinelim. Ama önce Nazım Hikmet’le başlayım söze ; Hepiniz az çok bildiği üzere Nazım’ın hayatı film gibi. 11 yaşında şiirle tanışan şair ; gençlik yıllarında Bahriye zabitliği ve öğretmenlik yapmış bunun dışında devlet kademelerinde yapmadığı işte kalmamış açıkçası sonra sürgün yılları, hapis hayatı, süregelen zorluklar boy göstermeye başlamış. Moskova’ya gitmiş, gelmiş, burada tutuklanmış, sonra serbest bırakılmış, tekrar yurt dışına kaçmış. Kendisine 28 yıl hapis cezası vermişler, aftan yararlanmış. Tam macera ve aksiyon dolu bir yaşam. - “ Ben içeri düştüğümden beri
güneşin etrafında on kere döndü dünya.
Ona sorarsanız :
Lafı bile edilmez,
mikroskobik bir zaman.” - Yaşadığı zorluklara rağmen fikir ve ideallerinden vazgeçmemiş bir devrim adamı. Bir şeyleri değiştirmek için mücadele etmiş. Bir hain bir kahraman ilan edilmiş, karmaşık bir ortamın içinde hayatını idame ettirmiş. Ama tüm bu olanlara rağmen bir iz bırakmayı başarmış, halen şiirleri okunuyor, besteleniyor, dinleniyor. Azimli şekilde çabalanan her işin nihayetinde güzel sonuçlar alınabileceğini gösteriyor bize Nazım. Burada size Nazım güzellemesi yapıyormuşum gibi gelebilir, fakat amacım size şiirleri okurken yazarın içinde bulunduğu koşulları az buçuk da olsa gösterebilmek ve o bilinçle okumanızı sağlamak. Kitabın içeriğiyle ilgili çok konuşmaya ihtiyaç yok diye düşünüyorum. sonuçta yazdıkları ve yaşadıklarıyla devrim yaratan Nazım Hikmet’ten bahsediyoruz. Şiirleri okurken kendi dünyanızda canlandıracağınız figürler, kitabın içeriği olacaktır. Keyifli okumalar… - “ kimi insan otların kimi insan balıkların çeşidini bilir
ben ayrılıkların
kimi insan ezbere sayar yıldızların adını
ben hasretlerin” - Henüz Vakit Varken GülümNazım Hikmet Ran