Amcasının büyüttüğü Bilge, amcasının zamansız ölümü üzerine, kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenir. Önce bir eczane açar. İşleri de iyidir. Sonra arkadaşı Caner’le inşaat sektörüne girer. Araziler satıp alıp, üzerine daireler yaparak satarlar. Artık maddi manevi her anlamda güçlüdür. Önce bir arkadaşından görerek bahis sitelerinde bahis oynamaya başlar. “Sigaram, içkim yok, bu da benim hobim” diyerek başladığı bahis olayında kumar batağına sağlanır. Sonrasında işleri de kötü gider. Kumar alışkanlığı yüzünden de elindeki her şeyi kaybeder. Tefecilerden borç alır ve iyice dibe batar. Artık yiyecek alacak parası kalmamış, bir canı kalmıştır. Hastanelerde yatıp kalktığı bir dönemde, para bulmak için, bir ilaç deneyine katılır. Sonrası ise büyük bir muamma..
Yazarın ‘bir yok oluş hikayesi’ dediği kitap, baştan sona kadar olumsuzluk içinde geçiyor ama severek ve merakla okutturuyor. Akıcı ve içine çeken bir anlatımla yazılmış, bağımlılığın bir insanın hayatını nasıl mahvedebileceğini anlatan bir kitap. İçinizi acıtacak, yüreğinizi yakacak, etkileyici bir hikaye. Her sayfayı bir umutla ve merakla çeviriyorsunuz. Bağımlılığın ne derece kötü olabileceğini, bu hayatta varlıkla ve yoklukla sınanan insanların yaptığı seçimlerin sonucu okuyoruz. Karamsarlık içinde geçse de, örnek alınası bir hikaye aslında. Bu açıdan da mutlaka okunmalı diye düşünüyorum. Tavsiyemdir.
#BirazUyusamDüzelirim
^
^
#alıntı
Fotoğraflar çoğu zaman dikdörtgendir. Neden bilir misiniz? Onlara bakarken köşeleri kalbinize batsın diye. Bir yerlerinizi kesip kanatsınlar diye.
^
^
Doruk Kirezci @muptelakitaplari #bloghemsire #kitapyurdumarkaelçileri #bookstagram #kitap