Yarın neler getirecekti? Merak ediyordum. Iki elim direksiyonda gözlerimi kapadım. Içinde olduğum şey kendi befenin değilde bir süreliğine ödünç aldığım, yapayalnız, geçici bir kılıftı sanki.
"Bazen sana baktığımda, çok uzak bir yıldıza bakıyormuşum gibi hissediyorum." dedim. "Göz kamaştırıcı fakat on milyonlarca yıl öncesinden gelen bir ışık. Hatta belki de yıldız artık yok. Yine de bazen o ışık bana her şeyden gerçek görünüyor." (153)
"Ama bir süre gelemeyeceğime dair bir not bırakamıştım sana değil mi?" "Bir süre sözcüklerle ölçülebilir özellikte değil. En azından bekleyen kişi açısından." dedim. "Bu sözün gerekli olduğu zamanlar vardır bazen. Tek söyleyebileceğim şeyin bu olduğu zamanlar." dedi. "Muhtemelen de ağırlığı ölçülemeyen bir kelime." "Haklısın" dedi, o bilindik tebessümüyle.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.