Cesur Şövalye
10/10
·488 syf.··
2022 71. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2022 01:28
Tür: Dünya klasikleri, edebiyat, roman Sayfa sayısı: 488 Miguel de Cervantes’in hapishanede kaleme aldığı bu eser, Dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alır. O zamanlarda çok tutulan şövalye romanlarını gülünç göstermek ve gözden düşürmek için yazılmıştır. Senyör Kesada, adındaki soylu ve varlıklı bir bey, şövalye romanlarına merak salar. Bütün parasını bu romanlara vererek, odasının her tarafını kitaplarla doldurur ve tüm zamanını onları okumakla geçirir. En sonunda kafayı sıyırır ve kendini şövalye zannetmeye başlar. Günlerce düşünüp cılız, zayıf atına "Rosinenta" kendisine de "Mançalı Şövalye Don Kişot" adını verir. Ev halkı ondaki değişikliği farkedip, bütün kitaplarını yakar ve ona romanlardaki büyücünün yaktığını söylerler. Kötülük işlemede usta olarak düşündüğü, büyücü olayına inanır. Onun emeklerinin boşa gittiğini, ilhamını şövalye ruhlarından aldığını söyler. Bu nedenle gördüğü nesnelerin farklılaşmasının ve başına gelen kötü felaketlerin büyüden olduğunu düşünür. Don Kişot bu macera için iki tarlasını satmış. Sanço Panzo adındaki bir köylüyü de kendisine bir ada bağışlayacağını söyleyerek yanına seyis yapmıştır. Böylece atı, seyisi, seyisin eşeği, gezici şövalye Don kişot ve aklında sevgilisi Dulsinea ile zalimleri yakalamaya koyulup, yollara düşer. Don Kişot deliliğinin boyutlarını farkedemeyecek kadar aklını kaybetmiştir. Şöyle ki; yolda yel değirmenlerini, dev canavarlar olarak görüp, onlarla savaşmış ve kendini yaralamıştır. Hanları şato, hizmetçileri soylu kont zanneden, yol boyunca yapmadığı delilik kalmayan bir adamdan bahsediyorum. Her macerada da bol bol dayak yemişlerdir. Tabi zavallı seyiste bu dayaklardan nasibini almıştır. Kahramanımız yolculuğunda arslanlarla bile dövüşmeye kalkmış. Arslanla göz göze geldiğinde, arslan korkarak kafese girmiş ve bu olaydan sonra kendisine "Arslanlı Şövalye" denmesini istemiştir. Şunu da şöylemem gerek ki, uzun zamandır bu kadar eğlenceli bir kitap okumamıştım, gerçekten çok beğendim okumayanlar varsa mutlaka okumalısınız. Özellikle seyis ile Don Kişot'un birbirleriyle atışmaları, konuşmaları, seyisin hiç bitmeyen atasözleri aşırı iyiydi. Her satırı komedi tadı verdi. Don Kişot okuduğu kitapların etkisiyle şövalyeliğe soyunup delilik gösterse de, yine kitapların etkisinden olacak ki, bir filozof gibi akıllı davranış ve konuşmaları da var. Valiliğe atanan, oğlu gibi sevdiği seyisi Panzo'ya görevinde pusula görevi görecek "Altın Öğütler"ini sunması takdire şayandı. Bu altın öğütleri, idare yönetiminde olan herkesin kulağına küpe etmesi gerekiyor. Kitabın sonunda Don Kişot bir oyuna gelip, düelloya tutuşuyor. Düelloyu kaybedince şövalyeliği bırakıp, üzüntüsünden yataklara düşüyor. Son gününde aklının yerine geldiğinden, delilik yaptığından dem vurup, vasiyetini yazıp hayata veda ediyor. Toplum ona deli gözüyle bakarken, aslında delinin toplum olduğunu savunan yazarımız, bu muhteşem kahraman ile iyi bir iş çıkarmış. Romandaki seyis gibi Don Kişot'u ne kadar övsem az gelir. Hayran kaldığım bir karakter oldu. İncelememi Nazım Hikmet'in DON KİŞOT şiiriyle noktalayayım. Ölümsüz gençliğin şövalyesi ellisinde uydu yüreğinde çarpan aklına, bir Temmuz sabahı fethine çıktı güzelin, doğrunun, haklının: önünde, şirret, aptal devleriyle dünya, altında mahzun, fakat kahraman Rosinant’ı. Bilirim, hele bir düşmeye gör hasretin hâlisine, hele bir de tam okka dört yüz dirhemse yürek, yolu yok, Don Kişot’um benim, yolu yok, yeldeğirmenleriyle döğüşülecek. Haklısın, elbette senin Dülsinya’ndır en güzel kadını yeryüzünün, sen, elbette bezirgânların suratına haykıracaksın bunu, alaşağı edecekler seni bir temiz pataklayacaklar. Fakat, sen, yenilmez şövalyesi susuzluğumuzun, sen, bir alev gibi yanmakta devâm edeceksin ağır, demir kabuğunun içinde ve Dülsinya bir kat daha güzelleşecek… Kitapla kalın.
Dünya Klasikleri Edebiyat Roman
Don KişotMiguel de Cervantes · İskele Yayıncılık · 202127,5bin okunma
·
597 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.