9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2022 239. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2022 23:12
Nurullah Aydın, rahmetli olduktan sonrasında yazılarıyla tanıştığım ve okurken beni çok etkileyen, istihbarat ve istihbaratçılık üzerine yazdığı kitapları ve verdiği bilgilerle çok değerli bir araştırmacımız ve profesördür. Yazılarının okunmaması ise beğenilmediğinden değil, popüler kültüre uyulmadığı ve kendini pazarlamadığı içindir. Akademik olarak durum farklı tabii ki. Strateji, ajanlık, dinleme, izleme, takip gibi konuları temel alarak yazılmış bir eserdir. Bu konular için de asla önemsiz diyemeyiz. Yazarımızın da söylediği gibi, Göklerin Gözleri Yerin Kulağı Vardır, bu yüzden dikkatle okunması ve öğrenilmesi gereken konular olduklarına inanıyorum. Özellikle son bölüm, günümüz çağına daha fazla hitap eden bir bölüm olduğundan dikkatle okunmalıdır. Hatırlarsanız, bir medya görselimiz vardır ve bu yüzden her şeyin gözüktüğü gibi olmadığı, iyice araştırılması gerektiği anlatılır. Bu görseli ben de eklemek istiyorum: hizliresim.com/l89it82 İnsanın öğrenme merakı ve bilgi edinme çabasının birleşiminden doğan bir meslek olan İstihbarat, bu kitapta kaç detaya ayrılmış, neler yapılmış bunları inceleyelim biraz. Özellikle başka ülkelerin istihbaratları, faaliyetleri, yöntem ve metotları kısmında yapılan incelemelerin de okumaya ve anlamaya değer olduğunu düşünüyorum. Bu yazılarla amaç önyargılar oluşturmak veya kendi istihbaratının nasıl oluştuğunu ortaya çıkarma olumsuzlukları değil aksine okuyucu ve araştırmacı insanları aydınlatmak. Genelde bu tarz cümlelere, bunu söylemeye gerek yok, gibi cümlelerle girilir ama biz yine de söyleyelim. En kapsamlısından en genel ifadeli olanına kadar konusu İstihbarat olan her kitap İstihbarat Nedir şeklinde bir soruyla başlar. Açıkçası istihbarat kitabı olup da bu soruyla başlamayan hiçbir kitabı okumam. Bu bir klişe değil, kalite kokan bir araştırmanın ön cümlesidir. Birine nasıl ki her gün günaydın, merhaba, nasılsın, seni seviyorum gibi cümleler kurulursa ve bu klişe gelmez, olağan gelirse; bu tarz kitaplar da bu şekilde başlar ve doğrusu budur. En azından okuduğum kitaplardan ve aldığım derslerden öğrendiğim ve gözlemlediğim budur. İlk bölümde bizleri işte bu İstihbarat Nedir sorusu ile beraber Dünya İstihbarat Örgütleri karşılar. Burada ülkeler şeklinde bir ilerleme ve örgütlerin kısaltmaları ile başlıyoruz. ABD, Rusya, İngiltere, İsrail, Fransa, İran, Türkiye gibi çeşitli ve örnek ülkeler verilerek yapılan faaliyetler incelenmiş. Açıkçası Türkiye ve ABD en çok ilgimi çekenler oldu. ABD konusunda kendi istihbaratçılarının da yazdıklarını okuduğum için ayrı bir merak oluşmuştu. Sonuçta bu bilgileri sadece öğrenmek için karşılaştırmak için de kullanıyoruz. Yoksa tek başına bilginin anlamını bilmeyen bilgiyi de doğru kullanamaz. Daha yüzeysel ama önemli konuların incelendiği ikinci ve üçüncü bölümler ise Casusluk üzerine; özellikleri, eğitimi ve ne olduklarıyla alakalı konulardan oluşuyor. Devamında İstihbarat bilgilerinin elde edilmesi, teknikler ve başarılı olunması için neler yapılması gerektikleri ve yapılanlar inceleniyor. Dördüncü bölümde ise önemli bir konu olan Muhbir ve Muhabirlik inceleniyor. Bu konuda önceki eğitimlerimden de aklımda fazlaca kalan meseleler vardı. Muhbirlik iki türlü oluyor. Biri dışardan gelmiş ve A bölgesine yerleşmiş kişilere yaptırılan muhbirlik; diğeri ise A bölgesinde olan ve A bölgesinde yaşayan kimsenin B-C-D bölgelerine yaptığı muhbirlik ve kendi bölgesine ihanet etmesi. En acısı da bu zaten. Eğer A denilecek bir bölgede yaşıyorsanız özellikle ve yaşıyoruz. Özellikle Medya konusunun incelenmesi ve aktarılması ise çok önemliydi. Bu konuya uzun sayfalar ayırılması da güzeldi, üstünden değinip geçmemelerini sevdim. Son bölüm yani asıl ilgimi çeken bölüm ise Teknolojik İstihbarat Çağı ile başlayan dönemi yani dönemimizi anlatması bakımından önemli. Dinleme ve İzleme. Özellikle dinleme kısmında kullanılan casus telefon ve bilgisayarlar dikkat çekici. Yaşanan olayların aktarılması güzel. Bilinmeyenler de hala merak konusu tabi. Mesela Google Haritalar üzerinde pek çok askeri birlik dünya genelinde gözükmez. Farklı şekillerde gözükürler. Google ile anlaşma yapan ülkelerin tavrıdır bu ve evet bizim ülkemizin de bu antlaşması bulunmaktadır. Bilhassa sınırlarımızda, yüksek güvenlikli bölgelerimizde durum böyledir. Bazı dikkat çekici bilgiler de çok önemli ama hepsini yazıya dökmemek de en doğrusu. Eh, birazını da okuyun yahu! Okumak isteyen olursa zamandan bağımsız olarak bana ulaşabilirler, seve seve yardımcı olacağımı bildiririm. Hepimize iyi okumalar dilerim..
Ajan - CasusNurullah Aydın · Parola Yayınları · 20167 okunma
·
302 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.