·432 syf.····Okunma: 14 Haziran 2022 00:10 Arkadaşımın tavsiyesi ile okumaya başlamamış olsam kesinlikle yarım bırakırdım bu kitabı. Hoşuma gitmeyen o kadar çok yeri oldu ki anlatamam. Spoiler uyarısı vererek hoşuma gitmeyen bu kısımlardan bahsetmek istiyorum.
Ece'nin annesinin, kızını evlendirmek için uğraşıp durması ve Ece evlenmek istemedikçe bu duruma dertlenmesi bana çok garip geldi. Ece daha 21 yaşında ve henüz okulunu bile bitirmemiş bir kız ama annesi, kızım evde kalacak diye üzülüyor, inanabiliyor musunuz?
Ali ile Ece'nin kıskançlıkları da çok abartılı ve rahatsız ediciydi. Hayatta her şeyin fazlası zarar ama kıskançlık komple zararlı bir duygu bana göre. Durup durup otu böceği kıskanmak ve bunu "çok seviyorum ya, ondan" muhabbetine bağlamak çok itici. Ali ve Ece'yi okumak da zor oldu bu sebeple çünkü birbirlerini sürekli kıskanıyorlardı. Mesela hastanede oldukları sahnelerde, Ece Ali'yi hemşirelerden kıskanıyordu. Hatta bir sahnede Ali "beni bir başıma, bu kadar hemşirenin olduğu bir hastanede bırakmaz" diyordu. Aynı şekilde Ali de Ece'yi kıskandığı için Ece'nin gittiği yerlerdeki insanları tehdit ediyor, kızlarının okulundaki çalışanlara bile gözdağı veriyor ve karıma yan gözle bakan olursa yıkarım buraları falan diyordu. Hatta ilerleyen sahnelerde minicik kızlarını bile ciddi ciddi kıskandığı oldu. Ve bunlar hep sahiplenicilik, çok sevmek olarak gösteriliyordu. Ay o kadar bunaldım ve bıktım ki buraları okurken.
Ali'nin çocuk kaçırmasının gayet normal karşılanması, bu suçu yüzünden ceza alacak olduğunda herkesin ayaklanması da abes bir durumdu. Ali'nin davasından bahsedilip bu davanın nasıl sonuçlandığından detaylıca bahsedilmemesi ise daha da abesti. Şüpheliler hapse girdi ama nasıl? Açelya'nın babası sayesinde. Ali çocuk kaçırdığı hâlde ceza almadı ama nasıl? Açelya'nın babası sayesinde. Vay be. Mahkemede dayın olacak sözünün vücut bulmuş hâli gibi bir adamdı Açelya'nın babası. Karşılığında da tek isteği de Ali'yi damadı yapmaktı ama olmadı tabii.
Hazır Açelya'dan bahsetmişken beni en irite eden olayı anlatayım: Ali Açelya ile nişanlanıyor. Sözde buna asla rızası yok ama kafasına silah dayayan da yok. Yani istemiyorum dese olay bitecek ama demiyor. Ece bu duruma bozulup tepki verince de "sen madem bana inanmıyorsun, o zaman Açelya'yı aile yemeğine sizin eve getireyim" diyor. Ve getiriyor da. Fakat gülerek, eğlenerek. Ece kendisini kıskandığı için mutlu olarak. Açelya peki? Onun duyguları? Ali için yaptıkları ve karşılığında hiçbir şey beklememesi? Sorsan Ali'ye, hiç umut vermedi Açelya'ya. Altı üstü nişanlısı olarak yakınlarıyla tanıştırdı kızı! Açelya'nın kendisi için organize ettiği doğum günü partisine katıldı ve kızın samimi tavırlarına asla tepki vermedi! Çünkü tüm bunları yaparken Ece'yi düşünüyordu. Seneledir farklı kızlarla çıkıp onları Ece'yi unutmak için kullanırken de Ece'yi düşünüyordu zaten. Aklında hep Ece varsa yaptıklarının ve başka insanları kullanmasının ne önemi var, değil mi!
Yazdıkça rahatsız olduğum çok fazla şey olduğunu fark ettim. Hatta kitaba olan puanımı da azalttım. Konusu ve arkadaşımın yorumu beklentimi arttırmıştı ama hiç sevemedim kitabı.