Benim kanaatimce tüm kadim bilgilerin sembolik evrensel bir dili var ve bunu herkesin ulaşamayacağı şekilde gizli tutuyorlar hani şu bahsedilen Hz. Ademin cennetten kovulama olayı (yasak meyve) de aslında bir şeyin sembolü olabilir mesela iyiliğin ve kötülüğün bilgisine ulaşan ( yasak bilgi ) insan o kudretle Yaratıcısına kafa tutabilir... tanrısallaşma diyebilirim buna.. (Haşa) çünkü bu yasak meyve bilgi ağacı idi.... ve günah dolu arayışın sembolü.. her neyse kafam tonlarca düşünceden dolayı karmakarışık.. spiritüel ve mistik konuları ile ilgilenen insanlara tavsiye ederim
“Kendini bil, böylece kâinatı ve Tanrı’nı bileceksin,” olagelmiştir. İşte bu...
Kitap, ‘kendini bilme’ çabalarına bir katkısı olması umuduyla, “gönül
okulunda okuyan tüm Süleyman adayları” için yazılmış.
Cesari ile devam ediyor,
“Gönül okulunda okuyarak ^^kuş dilini ^^ öğrendik
Sözümüzü sonsuzlukta Süleyman olanlar anlar.”
Feridüddin Attar, tasavvuf bilgisini
öğreten simgesel yapıtına Mantık-ut Tayyar, yani ^^Kuş Dili^^ adını vermiştir.
Yunus Emre, birçok şiirinde kendisinin kuş diline vakıf olduğunu ve onu
ancak ‘Süleyman olan’ın, yani bu dünyada ‘ahret krallığı’na ulaşmış olanın
anlayacağını ifade etmiştir.
“Süleyman ^^kuş dilin^^ bilir dediler
Süleyman var Süleymandan içeri.