"Şimdi, âdeta, geçmişsiz, geleceksiz, hatta şimdiki zamansız bir toplum gibi anları yaşayan kişilerin yığını haline geldik." diyor Sezai Karakoç .
Ne doğru..
Fakat ne acı..
Anları yaşayan kişiler yığını…
Evet, ahvalimiz budur özetle..
Peki, nedir bu halimizin sebebi..?
" Nice insan, hakikatın sesi diye, hakikatın sesinin taklitlerinin peşinde koşmakta. " diyor üstad bu seferde..
O halde, elimizde doğrular ile yanlışların peşinde sürükleniyor, yitiriyoruz ruhun özü, kalbin sözünü günden güne..
Oysa;
"Süslenen püslenen, birinci hamur, ipek kağıtlara ve kuşelere bürünen yalanı gerçeğinden ayırabilmekte mârifet."
#171061357
Bu durumda ne yapmalıyız peki; gerçeği anlamak, perdeleri açmak ve maneviyatın sesini yeniden yükseltmek için özümüzde..
Nasıl diriltiriz, içimizde sancaklarla yürüyen mânevi ordu milletini?
#171098387
Nasıl uyandırırız en derin kâbus uykusuna daldırılmış ruhu?
#171096199
Nasıl hatırlatabiliriz o ihtişamlı duyguların, zengin iç dünyasının harikalar âlemini?
#171094898
İşte tüm bu soruların, çıkmazların ve kayboluşların cevabı niteliğinde Unutuş ve Hatırlayış…
Unutuşların silikleştirdiği yaşamın amacı ve özüne dönüşte bir rehber…
Kaybolmuş gemilere kucak açan bir liman..
Ve sözleri ilmek ilmek ruhumuza işleyen, siz söylemeden derdinize derman olan, nasihat veren bir dost..
O sebeple, ilk satırlarından itibaren hissedilen diriliş ruhuna, Sezai Karakoç'un sıcacık üslubu da eklenince zannımca herkesin mutlaka okuması gereken bir eser…
Normalde "mutlaka" kelimesini kullanmayı sevmiyorum fakat durum bu sefer başka..
Çünkü, eserde de geçtiği gibi;
"Üçüncü Dünya Savaşı başlamıştır. Bu savaş Batı ile İslâm arasındadır.."
#171108155
Ve inanıyorum ki, aidiyet duygusu, bir toplumun yok oluşu konusunda en büyük unsurlardan biridir. Zamanın getirdiği teknolojik, ekonomik, politik ve sosyal kargaşanın gölgesinde, kucağımızda milyonca amaç, milyonca istek ve plan ile amaçsız, isteksiz ve plansız kaldık, görün lütfen. İçten çürümüş bir insanı ve bir milleti hiçbir dış kuvvet ayakta tutamaz ama, unutmayın..
Bazen kaçış çözüm gibi görünebilir fakat istediğimiz şehre, ülkeye, hatta gezegene gidelim, eğer ki içimizde ise çözemediğiz, kavgamız ve eksikliğimiz, hiçbir yer yetmez o kargaşayı çözmeye, ve o boşluğu doldurmaya..
Asıl cevap yine içimizde çünkü..
" Manevi bir iç oluşum.."
Aklın sorularını cevaplayan, yüreğin boşluğunu dolduran manevi bir iç oluşum…
Bu oluşum yolunda ise, ayaklarımıza takılanlara odaklanırsak önümüzü göremeyiz..
İlk önce içimizdeki ışığı yakmalı, alıp onu baş köşeye koymalı..
Sonrasında ise kalp gözüyle ışığımıza bakmalı, yolda daim olmalı..
" Araçları amaçlarla bir sayma. Araçlar, amaç içindir ve ancak bu anlamda değerlidir."
#171110636
Ve;
Bütün mesele gidip gelip nefsle savaşmaya, nefsi dizginlemeye dayanıyor.
#171074837
Zira, bunu başarabilirsek inşallah;
" Ruhtaki iç içe kırk kabirin kapakları kırılıp açılacak, bir diriliştir başlayacak, ruhta, insanda ve insanı saran her şeyde. Eşyada, kavramlarda ve zamanda.. "
#171067628
Sen, dirilişi hatırladığın zaman, diriliş de seni hatırlayacaktır.
#171066296
Ve sen dirilişi hatırladığın vakit, dirilişi hatırlatma gereğini anlayacaksın..
#171067468
İnsanoğlunun kireçleşmiş inanç damarlarını genişletmek, tıkanmış düşünme yollarını açmak, nasırlaşmış duyarlılığını uyandırmak, darlaşmış ahlâk ve davranış dünyasını kısırlık ve katılıktan kurtarmak, öç ve kin yerine sevgi ve af, barış ve bağışlama duygularını kanatlandırmak, kolay olan öldürücü yolu değil, zor da olsa diriltici yolu seçmek, hakikati bulmakta sonsuz arzulu ve iradeli, buldurmakta sonsuz sabırlı ve tahammüllü olmak, güçlü insanların başvurduğu derinden ve ruhtan kavrama yöntemini kullanmak suretiyle islâmın dirilişi, yani insanlığın dirilişi idealini gerçekleştirmek. İşte, beklenen yeni insanı getirecek olan usulün ana çizgileri..
#171171312 ✨🙏🏻