Agota Cristof... Dün...
.
Koşan cümlelerin zihnimde bıraktığı üşüme hissi bir süre devam etmişti. Üşümüştü zihnim; her bugünü, gelmesini beklediği ve gelmiş olan Line'yi uzaktan seyrettiği her gece de. Üşümüştü ellerim, dürbünün öbür ucunda buz gibi bir hayat yaşayan Line yi gördüğümde. Üşümüştü kalbim, her bebeğin ağlamasının yararlı olacağını düşünen birinin, yanıbaşında durana umursamadan nefes alışını duyduğumda. Ama en çok da son dört satırda üşümekten terlemişti sırtım.
.
Bir solukta okunan kurgusu ağır, dili sade kitaplardan "Dün". Dünün etkisinin,gelecekten geleceğini inanan, dünün aşkını ki gerçekten ona aşık olduğunu onu göreceği güne kadar farkında olmayan ,sevilmemiş ve sevmenin tam olarak ne olduğunu kavrayamamış dünün Tobias'ı bugünün Sandor'u, sadece kurşun kalemle yazan biriydi ve tüm yazılarının yok olmasını göze almıştı bu tavrıyla. Bu gözyumma aile kavramının yokluğuna kapatmaktı gözlerini ve "Aslında" aile olabileceğini gördüğü anda o deliği açmanın (fabrikada) sıradanlığa kavuşup sahip olmaktı bugüne. Line gelmişti ve gitmişti işte. #ilkaycabiryorum
.
.
.
.
.
.
#kitap #okudumbitti #kitapyorumu #dün #agotakristof #yapıkrediyayınları #yky