Bu kitabı okurkenki hislerimi hatırlatsın diye kitabın son yarısından itibaren dinlediğim, loop'a koyduğum "Camel-Tell Me" parçasını ileri zamandaki kendime buradan not düşüyorum. Bu da linki, pratik olur.
youtube.com/watch?v=OoyxEIz...
Kitap sanki iç sesimmiş gibi anlaşılır bir çeviriye sahip olduğunu belirterek başlamak istiyorum. Roza Hakmen önemli bir yorum katmış. Gerek karşılıklı konuşmalar, gerek oyunun müzikal bir havada konuşulduğu bölümler göz önüne alındığında, eserin orijinal dili sanki Türkçe bir esere aitmiş düşüncesi yaratıyor.
Kitap ilk sayfasında annesinin yaşayan tek oğlu olan Damat karakteri bağa (kendilerine ait) gideceğini söyler.
Annesi "kahvaltı yapmayacak mısın" der, ancak Damat, "boşver, üzüm yerim, sustalıyı versene." diye yanıtlar.
Annesi "Niçin?" der, Damat güler ve "üzümü kesmek için" diye yanıtlar.
Anne homurdanarak sustalıyı arar: "Sustalı, sustalı... Sustalıya da, sustalıyı icat eden alçağa da lanet olsun." derken, Damat, "Konuyu değiştirelim." diye yanıtlar.
Bir eser için sıradanlaştırılmış cümleleri olan ancak derinliği ağır bir giriştir. Başlangıçta anlamda belirsizlik de olsa, ileriki sayfalarda anlayacağız ki bu sustalı bıçak, Anne'nin kocasını erkenden yanından almış, Damat'ın ağabeyi olan bir diğer evladını da toprağa gömmüş, tek bir çocuğu olarak bu hayatta tek yakını, oğlu Damat karakteri kalmış.
Eserin ismi düğün içerdiğinden, yazar oyundaki kişileri, bu nedenden dolayı mı bilinmez, isimlendirme ihtiyacı duymamış. Bu karakterler direk, Anne, Baba, Kayınvalide, Gelin, Damat, gelinin amca kızı(Leonardo'nun Karısı) olarak tanımlanmışlar. İsmi belirtilmiş yalnızca Leonardo var.
Kimdir ismi olan bu Leonardo? Yazar için bu isim sevilmeyen şahıs anlamına mı gelmekte? Niçin tek Leonardo ismi belirtilmiş birçok tahmin olabilir. Ancak şunu belirtmek gerekir ki ilk sayfada anlatılan sustalıyı İspanya'nın bu yöresine getiren soyun son halkasıdır bu Leonardo. Damat'ın ve tüm ailesine musallat olmuş, bu adam ve bu adamın ataları, Damat ve Annesi'nin ailesine (ve belki de soyuna) bulaşıcı bir hastalık gibi yapışmışlar.
Leonardo aynı zamanda Gelin'in eski sözlüsü ancak duvarlar örmüşler birbirlerine, gurur yapmışlar ve ayrılmışlar. Aylar sonra Leonardo gelinin amca kızıyla evlenmiş, çocuğu da var. Ancak Gelin'in Damat karakteri ile evleneceği haberiyle Leonardo'nun her düşüncesi, her adımı Gelin'in evine çıkıyor. Düşüncelerindeki Gelin mevcudiyeti yüzünden kendi çocuğunu unuttuğu dahi olmuştur.
Düğün zamanı herkes gelmeden önce Gelin'e görünür, kendisinin zaten kafası karmakarışıktır ayrıyeten gidip bir de Gelin'in kafasını karıştırır. Ancak gönlün derinlerinde bu dimağların karışmasını sağlayan başka bir şey vardır, Gelin ve Leonardo aylar önce zaten mühürlenmişlerdir. Olayın patlak verdiği hadise ise Gelin düğün ortasında Damat'a dinlenmeye çekileceğini belirtir, aslında o kalbindeki mührü mutlu etmek istemektedir. Fakat buraya kadar Gelin'in durumu okuyucu için karışıktır, Damat'ı gerçekten önemsemekte, belki de sevmektedir. Gelgelelim nihayetinde dinlendiğini belirttiği sularda Leonardo ile kaçmıştır.
Yazar, Damat'a ve annesine 3. şahıs muamelesi yapmamış. Hatta bu karakterler ana karakter diyebiliriz. Leonardo Gelin ile kaçtığında Damat'ın onları ararken "Şu kolu görüyor musun? Bu benim kolum değil. Ağabeyimin, babamın, ailemdeki bütün ölülerin kolu. Ve o kadar güçlü ki, canı isterse şu ağacı kökünden sökebilir. Acele edelim, burada bütün yakınlarımın dişlerinin kenetlendiğini hissediyorum, rahat nefes alamıyorum." demesi çok keskin, daha iyi anlatılamaz bir trajik hadisedir bana göre. Annesinin sayfalar boyunca Leonardo düşmanlığı ve sustalıyla alakalı birçok sitemi tekrar tekrar gözler önüne serilmiş, nitekim ilk sayfadaki "sustalı" son sayfalarda da rol almış hem Damat'ı hem de Leonardo'yu bir daha uyanmamaları üzere esir almıştır.