1000Kitap Logosu
Kanlı Düğün

Kanlı Düğün

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!

Hakkında

72 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 2 sa. 2 dk.
Adı
Kanlı Düğün
Orijinal adı
Bodas de Sangre
Çevirmen
Basım
Türkçe · Türkiye · İş Bankası Kültür Yayınları · Mayıs 2020 (İlk yayınlanma: 1932) · Karton kapak · 9789754587449
Diğer baskılar
Kanlı Düğün
Kanlı Düğün
Kanlı Düğün
Kanlı Düğün
Federico Garcia Lorca (1898-1936): Şiirleri ve oyunlarında halk kültürü unsurlarını modern içerikle harmanlama gücüyle İspanya'nın 20. yüzyıl başında dünya kültürüne önemli katkıda bulunan yazarlarındandı. Ancak bu katkı, İspanya İç Savaşı sırasında Franco'cu güçler tarafından tutuklanıp kurşuna dizilmesiyle yarım bırakılmıştır.  Onu oyun yazarı olarak da kabul ettiren en önemli yapıtlarından Kanlı Düğün'se (1933), yazılışından 73 yıl sonra Türkçe'ye ilk kez özgün dilinden çevrilmektedir. Roza Hakmen (1956); Türkçenin en önemli Fransızca, İngilizce ve İspanyolca çevirmenlerinden. Don Kişot, Kayıp Zamanın İzinde, Çanlar Kimin İçin Çalıyor ve Vampirle Konuşma çevirilerinden yalnızca birkaçı. (Arka Kapak)
Fiyatlar
Kitapyurdu.com
75TL ve üzeri tüm siparişlerde Kargo Bedava!
İdefix
idefix.com

Okurlar

Kadın
% 64.9
Erkek
% 35.1
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
7.7
10 üzerinden
236 Puan · 38 İnceleme
72 syf.
·
1 günde
~103° | Kanlı Düğün
Merhaba. 72 sayfalık kısa bir tiyatro oyunu. Bu bir trajedi. 1933'te sahnelenmiş olan bu eser 1930'larda geçiyor. İsminin
Kanlı Düğün
Kanlı Düğün
oluşu dolayısıyla zaten konusu belli oluyordur. Bir İspanyol köyündeyiz. Kitapta bir isme sahip olan tek karakter ''Leonardo''. Diğer karakterler kim olduklarını temsil edecek şekilde isimlendirilmiş. Örneğin ''Anne'' gibi. Yazar, düşüncelerini açıklamak için bu karakteri seçmiş gibi görünüyor. Buna ilerleyen satırlarda değineceğim. Burada birbirlerine sırılsıklam âşık iki genç var: Leonardo ve Gelin. Leonardo, zamanında gurur yaptığı için Gelin ile evlenmemiş. Daha sonra da onun kuzeniyle evlenmiş. Ancak bir çocuğu olmasına rağmen tatsız bir hayatı var. Çünkü sevdiği kızla beraber değil. Gururundan pişman. Şimdi de Gelin'in evlenme zamanı geldi. Çünkü kendisine görücü usulüyle gelen bir Damat var. İşin kötü tarafı Leonardo'nun ailesiyle Damat'ın ailesi arasında süregelen bir kan davası var. Doğal olarak işler kızışacak gibi. Yaşanan yasak aşk kan dökülmesine neden oluyor. Az önce yazarın, düşüncelerini Anne yoluyla aktardığını dile getirmiştim. Alt metninde çeşitli geleneklere dair eleştiriler söz konusu. Bunlardan biri de akla şiddeti, kan dökmeyi getiren kan davaları tabii ki. İlk perdede üzüm kesmek için sustalı arayan Damat'a Anne'nin yanıtlarına birkaç örnek vereceğim. ''...Sustalıya da, sustalıyı icat eden alçağa da lanet olsun.'' ''Tüfeğe de, tabancaya da, bıçağın en ufağına da, hattâ çapaya ve tırmığa da lanet olsun.'' ''Adamın vücudunu kesebilecek her şeye lanet olsun...'' Sanırım anlaşılmıştır. Şiddete ''Hayır!'' deniyor. Kan dökmeye ''Hayır!'' deniyor. Kan davalarına ''Hayır!'' deniyor. Yazar bunu tüm bir oyun boyunca vurguluyor. 1936-1939 yılları arasında İspanya'da Cumhuriyetçiler ve isyan eden Milliyetçiler arasında bir iç savaş çıktı. Buna ''İspanyol İç Savaşı'' diyoruz. Bu savaşı Francisco Franco liderliğindeki Milliyetçiler kazandı ve Fransisco Franco İspanya'yı 1939'dan 1975'e kadar tam 36 yıl boyunca faşist bir diktatörlükle yönetti. İşte
Federico Garcia Lorca
Federico Garcia Lorca
da savaş yılları esnasında Fransisco Franco tarafı güçler tarafından tutuklanıp kurşuna dizildi. Okuması keyifli. Diyaloglar akıcı. Genellikle bir şiir gibi. Sol tarafta İspanyolca ve sağ tarafta Türkçe olacak şekilde her iki metin de yer alıyor.
Roza Hakmen
Roza Hakmen
gayet güzel bir çeviri yapmış. Kesinlikle izlemek isteyeceğim bir tiyatro oyunu. Keyif aldım. Tavsiye ederim. Keyifli okumalar!
Kanlı Düğün
Okuyacaklarıma Ekle
72 syf.
·
1 günde
·
7/10 puan
Bir şairin kaleminden;
İspanyol şair ve oyun yazarı
Federico Garcia Lorca
Federico Garcia Lorca
‘nın en önemli eserlerinden, kısacık bir oyun
Kanlı Düğün
Kanlı Düğün
. 20. yüzyılın ilk yarısında birçok defa sahnelenmiş, İspanya iç savaşı sırasında öldürülen yazarına ölümsüzlüğü getirmiş. Konu ve tema olarak tüm engellere karşı tükenmeyen bir aşkın ve koparılamayan bağlılığın etrafında, ihanet, vicdan azabı, korku ve öfke gibi insanî duyguların, üç perde, yedi sahnelik bir trajedi halinde verilmesini okuyoruz. Eser yalnızca 70 sayfa, ayrıca elimde bulunan iş bankası yayınlarında eserin orijinal dili İspanyolca metin de yer aldığından bunu 35 olarak düşünebilirsiniz. Kısaca bir nefeste bitiyor. Ağır bir eser okurken, es vermelik aradan okunabilir. ‘Gözleri yolunmuş çiçekler, dişleri sertleşmiş kar topakları. İkisi gitti, gelin dönüyor kana bulanmış eteği, saçı. İkisi, örtülere sarılı geliyor, iri delikanlıların omuzlarında. İşte böyle, bu kadar. Doğrusu buydu. Saf altının üstü pis kumlarla doldu.’ İyi okumalar dilerim.
Kanlı Düğün
Okuyacaklarıma Ekle
72 syf.
·
2 günde
Lorca'nın oyun kitabı. Büyük sanatçının şiirleri gibi, yazdığı oyun kitabı da çok güzeldi. Ülkemizde de sahnelenmiș bir eser. Yasak aşka dayanan bir namus cinayetini konu ediniyor. Dramatik bir yapısı var, özellikle son bölümleri oldukça büyüleyici. Eski Türk filmleri tadında. :) Okumanız tavsiyeyiyle...
Kanlı Düğün
Okuyacaklarıma Ekle
72 syf.
·
Puan vermedi
Kültür Şöleni
Leonardo'nun aşkının kendi gururu yüzünden -yani kendi hür iradesiyle ve başkalarının bu işte parmağı olmaksızın- kendi elleriyle reddedilmesinin ardından gelenler anlatılıyor. İlkin bireyin yaptığı hatalar görülüyor.Kısa süreliğine birey,ipleri ellerinde tutuyor..ancak o,fırsatı teptiğinde fırsat elinden alınıyor ve düğün,kanlı düğün olmak zorunda kalıyor. Leonardo yalnızca aşkından uzakta tutmuyor kendini,onu da kendinden uzaklaştırıyor. Önündeki tabağı yemeği reddettiği gibi - ki bu tabak toplumun nadiren kızgın olmadığı,cömert olduğu anlarda uzattığı bir tabaktır ve onun reddetmek büyük aptallıktır. - bir de tabağı ileri,ulaşamayacağı bir noktaya itekliyor. Bir başkası ile evleniyor ve bir de çocuğu oluyor.Evlendiği kadının da aşık olduğu kişinin kuzeni olması,onunla aralarındaki bağlantının kopmadığı...birbirlerine,birbirlerini gözle görebilecekleri ancak dokunamayacakları uzaklıkta olduklarını gösteriyor olabilir. İlkin gelin ile evlenme fırsatı varken evlenmeyerek ''kendisi'' hata yapıyor,ardından da bir başkasıyla evlenerek.Hataların çığının en çok büyüdüğü noktaya gelmesini sağlayan şey de aşık olduğu kadına,hala onu görebilecek kadar yakında bir yerde kültür köleliği ediyor olması. Buraya kadar kendi edip kendi bulduktan sonra,kültür daha fazla müsamaha göstermiyor. Şu ana kadar başarısız geçen sınavını daha da zorlaştırıyor. İstediği şey için karşısına bir rakip çıkartıyor,rakibi çıkartırken de geleneği karşıya almasını zorunlu kılıyor. Görücü usulü ile gelen bir damat olduğu için savaşı ilkin,aşkını kendi kendine yasak aşk haline getirmesiyle birlikte kültür ile çatışmışken,bir de bunu hem kendisini namussuz kılarak,hem de damat ve ailesini namussuz kılarak yapması gerekiyor. İlginç nokta ise bu iki ailenin -Leonardo ve yeni damadın ailelerinin- birbirleriyle zaten kan davası içerisinde olması. Çatışma birey-toplum ve birey-birey çatışmasından ibaret olmakla kalmayıp,ekstradan toplum-toplum çatışmasına da dönüşüyor..çatışmanın üç türünü de yaşatırken kültür ise zil takıp oynuyor elbette...her şey onun istediği gibi gidiyor da ondan. Bu çatışmanın üçüncü boyuta sıçramasından memnun olan yalnızca kültürün kendisi de değil elbette. Aileler,birbirlerini öldürmek için bir fitile ihtiyaç duyuyorlardı ve buldular. Leonardo,öteki aile ile tek başına çatışmak zorunda kalmamış oldu,ailesinin de onlarla kavgalı olması sayesinde - bu görenekten nefret eden ve göreneğin kendisine engel olduğunu düşünen insanın,görenekten yardım alabildiği takdirde 180 derece döndüğü andır.Ailesinin,diğer aile ile davalı olması onun işine geldiğinde bunu kullanmaktan çekinmedi.Gerçekten geleneğin zararları değildi nefret ettiği,yalnızca kendi istediklerinin gerçekleşmesini istiyordu.Lider kendisi olmadığı için devrimciydi bir nevi. - amacına varabileceğini düşündü. Karşı damat adayı ise tabii ki,geleneğin kendisinden yana olmasından yararlanacaktı. Çatışmadaki iki topluluk da geleneğin sürüp gitmesinden faydalanıyordu,iki birey de. Kendi çıkarları ile kültürün istediklerinin uyuştuğu anlarda,kültürü yaptıklarının bahaneleri kılmaları sayesinde kültür varlığını süregelen haliyle sürdürüyor. Bu panayırdan galip ayrılan da yalnızca gölgelerin içinden onları seyredip,sinsice gülen kültür oluyor. Varlığını yeniden ve yeniden bu yolla korumaya devam ediyor.
Kanlı Düğün
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.