Nazım Hikmet Ran büyük şair. Çeşitli takma isimler kullandı hayatı boyunca.1902 de doğdu. 1914 te daha 12 yaşındayken şiirle tanıştı. Mevlevi bir şair olan dedesi Nazım Paşa'nın izinden gitti. İlk şiirini 1918 de yazdı. Serbest şiir ve basamak şiirler denedi. Bu konuda da gördüğüm kadarıyla gayet de başarılı oldu.1925 te Komünistlerin tutuklanmasından dolayı Moskova ya gitti.15 yıl yokluğunda cezaya çarptırıldı. 1928 te Türkiye ye geldi. Amacı aftan faydalanmak idi ama tutuklu kaldı. Sinemaya girdi. Senaryolar yazdı. Film ve tiyatrolar için.193'de TKP den ihraç edildi.1933'te örgüt kurma sürecinden tekrar tutuklandı.193'de cezaevinden çıktı.1936'de komünistlik suçundan tekrar tutuklandı.1937'de tekrar çıktı.1938'de ise bu sefer orduyu ve donanmayı ayaklanmaya teşvikten 28 yıl hüküm giydi.1940 ile 1950 arasında cezaevinde kaldı. Açlık grevi yaptı. Aftan faydalanarak serbest kaldı. Kendisine sonradan barış ödülü verildi. Askerlik kararı nedeniyle kendisini ortadan kaldırmak istediklerini düşünerek Moskova ya kaçtı.1951'de T.C. vatandaşlığından çıkarıldı.1963'te Moskova da öldü. Öldükten 58 yıl sonra tekrar T.C. vatandaşlığına Bakanlar Kurulu kararı ile alınmıştır.
Nazım Hikmet'in keskin ve güzel kaleminden çıkan eseri incelerken Fütürizm akımından etkilendiği için mısraların hareketli olduğunu en başta dile getirmem gerekir sanırım.
Bu kitaptaki şiirler, YKY' nin "Delta" dizisinde yayımlanan Bütün Şiirleri toplu basımından seçilmiş ve oradaki sırayla bu kitaba alınmıştır.
Bu kitap sayesinde öğrendim ki Cem Karaca'nın seslendirdiği en sevdiğim eserlerden biri olan Crviz Ağacı Nazım Hikmet'e aitmiş.
Ayrıca kitabın sonunda Nazım Hikmet'in biyografisi de bulunuyor. Yine ülkemizde yazdıkları yüzünden halkı ve orduyu mevcut rejime karşı kışkırttığı gerekçesiyle hapis yatan ve ilerleyen zamanda vatandaşlıktan atılan bir değerimiz. Kendisine Barış Ödülü layık görülmesine rağmen yurtdışı için vize ve pasaport işlemleri engellenmiş ve törene gidememiştir.
İçerisindeki şiirleri şöyle bırakayım şuraya:
- Güneşi İçenlerin Türküsü
- Salkımsöğüt
- Bahri Hazer
- Kerem Gibi
- Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri
- Güneşin Sofrasında Söylenen Türkü
- Bir Ayrılış Hikayesi
- Şiirime Dair
- Orhan Selim
- Karıma Mektup
- Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı'ndan 10
- Kuvayi Milliye' den: 1
- Kuvayi Milliye' den: 2
- Kuvayi Milliye' den: 3
- Piraye için yazılmış şiirler: Saat 21-22 Şiirleri'nden
- 23 Eylül 1945
- 24 Eylül 1945
- Dört Hapishaneden'den 3
- Türk Köylüsü
- Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları
- Rubailer'den:5,6
- Dünyanın En Tuhaf Mahluku
- Ben İçeri Düştüğümden Beri
- Yaşamaya Dair 1
- Yaşamaya Dair 2
- Yaşamaya Dair 3
- Ben Beni Bir Daha Ele Geçirsem
- Yine Sana Dair
- Hapiste Yatacak Olana Bazı Öğütler
- Memleketimden İnsan Manzaraları'ndan 1
- Vasiyet
- Bulutlar Adam Öldürmesin
- Yapıyla Yapıcılar
- Karlı Kayın Ormanında
- Kız Çocuğu
- Prag' da Vakitler'den 5. Gece
- Vapur
- Memet
- Bor Oteli
- Varna Şiirlerinden
- Sofra
- 2. Münevverden Mektup Aldım, Diyor ki
- Münevver'e Mektup Yazdım, Dedim ki
- Mavi Liman
- Ceviz Ağacı
- Günler
- Sebastian Bah'ın 1 Numaralı Dominör Konçertosu
- Masalların Masalı
- Yine Memleketim Üstüne Söylenmiştir
- Henüz Vakit Varken Gülüm
- Tuna Üstüne Söylenmiştir
- Avni'nin Atları
- Kederleniyorum
- Dörtlük
- Sıcaklarda
- Şehitler
- Yaprak Dökümü
Nâzım Hikmet umudun, kavganın, sevdanın, yaşamın adı. Nâzım'ı anlamak bir sevdadır. Ona olan hayranlığımı hangi cümle, hangi yazı tanımlar bilemiyorum. Nâzım ı okumak, anlamak... Nâzım gibi bakabilmek hayata, hayatının bir yerlerinde Nâzım olabilmek ne büyük güzelliktir. Bu güzelliği hiç tatmamış, ya da bu güzelliği elinin tersiyle itmiş, yahut hiç karşılaşmamış insanlar için üzgünüm. Ama vaktiniz varken Nâzım okuyun. Henüz Vakit Varken Nâzım Okuyun :)