Muazzez İlmiye Çığ "Kur'an, İncil ve Tevrat'ın Sümer'deki Kökeni" kitabını yazarken bir arkeolog bakış açısıyla yazmış. Şimdi o da ne diyebilirsiniz.
Şöyle ki:
Kitap, ilahi dinlerin metinlerinin Sümer metinlerinden geldiğini ileri sürmekte. Bunu basit bir "ihtimal" olarak görür isek bir sıkıntı yok. Zira arkeoloji, arkeolojik deliller ışığında anlaşılamayanı anlamlandırma sanatıdır. Bu bakış açısıyla yaklaşıldığı sürece bu durum bir sorun teşkil etmemekte.
Lakin hatalı olan tutum şu.
Muazzez İlmiye Çığ’ın yaptığı, bir varsayım üzerinden giden, ancak kesinmiş gibi görülen bir kabul. Sayın Çığ diğer dinlerin metinleri Sümerlerden gelir derken sanki, dinlerin sümerlerden sonra çıktığını ve dinlerin de tarihlendirme açısından böyle bir iddiası olduğunu bir varsayım olarak kabul etmekte. Tüm kurgu da bu kabul üzerine oluşturulmakta.
Halbuki ilahi dinler kendilerini insanlığın son dönemine referanslamazlar. Tam tersine ilk bilinçli insandan itibaren dinin varlığı kabul edilir. Hatta yaratılmış tüm kainatı, canlıları dinin bir parçası kabul ederler. Hatta farklı bir boyutta yaşayan Cinleri bile.
Ayrıca yine bu yanlış kabullenişin sayın Çığ’ı götürdüğü başka hatalı bir nokta da bulunmakta.
Zahirde görünen birden fazla ilahi din olgusu olsa bile aslen tek bir ilahi din bulunmakta. Adına İslam denilen bu din tüm peygamberlerin ve insanlığın tek dini olarak kabul edilmekte. Sadece son peygamber Hz. Muhammed’e gelene kadar dönem dönem insanlığın sorunları ve sıkıntıları çerçevesinde döneme özel emirler, yasaklar ve uygulamaları(kitaplar ve peygamberler) bulunmakta.
Ancak bu ince ayrımlara rağmen İslam dini ilk peygamberden günümüze değin hep aynı temel ilahi emirleri vermekte. Tek olan Allah’a boyun eğin. Meleklerini kabul edin. Peygamberlerini kabul edin ve peygamberleri vasıtası ile gelen emirleri yerine getirin.
Bu çerçevede ilahi emirlerin çoğu “örtünme, namaz, oruç vs.” Allah’ın emri olarak çoğu peygamberin ortak tebliğ ettiği emirler. Bugün birçok Müslüman kardeşimiz, Yahudilerin de namaz kıldığını bilmezler. Hristiyanlarda da örtünme emrinin olduğunu bilmezler. Orucun diğer bozulmuş dinlerde de yer aldığını bilmezler.
Mesele şu ki, basit bir kulaktan kulağa oyununda bile değişen sözlerin, ilahi bir din için, kişilerin çıkarları doğrultusunda yüzyıllar içinde değiştirilebileceği, bozulabileceği gerçeğinin gözardı edilmiş olması.
Zaten son peygamber Hz. Muhammed’in en büyük mucizesi de değiştirilemeyeceği bizzat Allah tarafından garanti edilmiş ve sonsuza kadar onunla hükmedilebilecek bir kitap(Kur'an) ile şereflendirilmesi.
İlk insandan günümüze gelen dinlerin öğretilerinin nasıl değiştiği düşünüldüğünde, Sümerlerin de aynı öğretiler çerçevesinden kendi bozulmuş dinlerine sahip olması çok muhtemel bir durum.
Lakin sayın Çığ burada sadece bir hikayeye tutunuyor ve çoğu arkeoloğun yaptığı hatayı yapıp kalıntılarını bulduğu dönemden önce hiçbir medeniyet, hiçbir öğreti yokmuş gibi tarihi bu kalıntılar ile başlatıyor.
Ayrıca yine sayın Çığ'ın yaptığı büyük bir hata da dinlere dışarıdan sokulan metinleri, o dinlerin temel metni gibi kabul etmesi. Mesela Kur'an-ın anlatmadığı bir olayı, uydurulmuş olması çok muhtemel olan hadisler üzerinden anlatıp, kurgusunu onun üzerinden yapabilmekte.
Halbuki Kur'an anlattığı kıssaların hiçbirinde tarihlerden ya da lüzumsuz detaylardan bahsetmez. Kıssalardan çıkarılması gereken derslere odaklanır. Örneğin Kur'an da Hz.Havva'nın, Hz.Adem'in kaburgasından yaratıldığı ile ilgili bir bilgi geçmez. Böyle bir bilgi yaşamımızda bir noktaya dokunmayacak ise gerekli de değildir.
Ya da Hz. Muhammed kadınlardan Şeytan diye bahsetmez. Bu da doğru bir aktarım değildir. Bu yanlışların üzerine bina edilen bir kurgu ise malesef hatalarla dolu olması çok muhtemel bir metne dönüşmekte.
Tabi bu durum, bu kitabın gerçekten de bu kadar uzun bir sorgulama ve inceleme yapacağım tarihi derinlikte bir kitap olduğu gerçeğini de değiştirmiyor.
Yani kitap size tarihi hikayelerin nasıl dönüştüğünü, birbirine evrildiğini örnekleriyle birlikte çok iyi aktarmış oluyor. Bu açıdan bakıldığında farklı bir bakış açısını görme ve bilgilerinizi kontrol etme adına okunası bir kitap.
Elbette ki yazarın yanlış varsayımıyla hareket etmediğiniz sürece. :)