Gönderi

Akıl Çağı
Puan vermedi·440 syf.··
2022 2. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 05 Temmuz 2022 02:01
Özgür olma pahasına toplumun gerçeklerinden dışlanmış bir adam seyrediyoruz roman boyunca. Özgürlük nedir peki? Kitapta kahramanımız özgürlüğü insanlardan sıyrılabilmek olarak algılar ve çevresindeki kalabalığa rağmen kendini kocaman bir yalnızlıkta bulur. Peki özgürlük sahiden yalnız kalmakta mıdır? Veya istediğin zaman bu yalnızlığı delip insanlarla kendini eğleyebilmekte midir?    İnsan gerek bir bakışıyla gerekse bir sözüyle yargılama makinesidir. Bu yargı iyi veya kötü şekillense de başka bir insanda sınırlandırıcı görev görür. Ben insan kişisi kendi varoluşumla veya başkasının aklıyla etrafı görür ve yorumlarken sen insan kişisinin gerçekte ne yaptığı değil benim neyi nasıl algılayabildiğim peyda olur. ahlak kuralları, aile kavramı vb şeyler bireyselliğini kaybeder ve bu saatten sonra doğru veya yanlış olması sorgulanmaz. Sadece toplumsal ortaklık dahilinde olması işlev görür. Velhasıl kelam karakterimiz sanıyorum ki felsefe öğretmeni olmasından da kaynaklı insan ve toplumun bu ilişkisinden dolayı "toplumdan" geri çekilir.   Fakat bu sefer 30lu yaşlarındayken daha korkunç bi şeyi farketmeye başlar. Özgür olma telaşesiyle prensip belirlerken kendini, ilkelerinin ve kafasındaki özgürlük hapishanesinin içinde bulur. " Ben gerçekten özgür müyüm? istediğim anda, istediğim yere gidebilirim, beni hiçbir güç durduramaz, ama bu çok daha korkunç: Demir parmaklıkları olmayan bir kafeste gibiyim. " "Ama özgürlük kendini bir yere, bir şeye vermek, bir şeye bağlanmak için değilse eğer,o zaman ne işe yarar? Kendi kendinden kurtulmak, temizlenmek için otuz beş yıl verdin, sonuç ne oldu? Hiçlik, boşluk! " Son dönemde yaşadığı buhranlı olaylar hayat çizgisinde bir doğru boyunca yürüyen kahramanımızı hayatının ve prensiplerinin gerçekliği konusunda şüpheye düşürür ve karakterin kendiyle yüzleşmesinden korktuğu anlatılır roman boyunca. İşte bu "Akıl Çağı'dır."       Diğer karakterler ise asıl kahramanımıza hayranlık duyarak onlar da tam ters bir perspektiften kendini sorgular. Kalabalıktan ve ilişkilerden içinde bulunduğu an haz duyarlarken yalnız kaldıklarında hafif bir tiksinti içinde bulurlar kendilerini.     Ayrıca kitapta bana kalırsa irade ve eylemlerin sorumluluğu da merkezdedir. Karakterler içindeki sadistik veya diğer dürtüleri kontrollü şekilde yönetirken bazı coşkunluk anlarında bu kontrol kaybolur ve bunun sonuçları karakterlerimizi sorumluluğa mahkum eder. Bu sorumluluk sorgulanır ve iç konuşmalar kitapta fazlacadır.     Belki ben böyle algıladım kitap bu kadar katmanlı degildi ama benim bakış açımla kitap bu şekildeydi. özellikle yazarı ilk defa okuyacaksınız ki -ben ilk defa okudum- bu iyi bir tercihti. Öneriyorum:)
Edebiyat
Akıl ÇağıJean-Paul Sartre · Can Yayınları · 20192,653 okunma
·
139 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.