Gönderi

"Her şeyde tereddüt ediyorum."
Puan vermedi·200 syf.··
2022 41. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Temmuz 2022 19:24
Peyami Safa diğer eserlerinde de olduğu gibi günlük hayattaki basit düşüncelerimizden zihnimizdeki en karışık problemlere kadar birçok düşünceyi sanki bizimle birlikte düşünmüş gibi anlatıyor. "Bunu düşünmüştüm." , "Şunu hissetmiştim." cümlelerini sık sık tekrar ettiriyor. Düşüncelerimizde yalnız olmadığımızı kendimize kanıtlamak için sorduğumuz sorulara, tereddüt ettiğimiz ve başkaları da bu kadar uzun kafa yoruyor mu diye merak ettiğimiz onlarca duruma Peyami Safa yanıt veriyor ve en azından benim içimi rahatlatıyor. Adlandırmadığımız, yaşadığımız ama üstüne düşünmediğimiz tereddütler bir bir yüzümüze çarpıyor. Nerdeyse her analizinde kendimi bulduğum, okumayı bırakıp tek bir cümlesi için dakikalarca düşündüğüm, yer yer melankolisinde kaybolduğum ama bundan da mutluluk duyduğum bir eserdi. Kitabı Mualla Hanım, Mualla Hanım'ın okuduğu kitap ve Vildan olarak incelemek istedim. Yazarın kitabın içinde bölüm bölüm başka bir kitap okutması kesinlikle sıkmadı, aksine normal akışa geçtiği bazı anlarda aklım diğer hikayede kaldı. Mualla Hanım kısmı da hayli ilgimi çekti. Bu eserde Peyami Safa'nın hayatından ciddi izler olması ve Mualla Hanım'ın yazarla tanışması ayrı bir keyif kattı. Vildan kısmına geçtiğimizde başlarda sıkıldım ve kısa sürmesini istedim ancak sürmeyeceğini de Peyami Safa'yı seven bir okur olarak biliyordum. Zaten kısa bir süre içinde Vildan'ın hisleri, muharrinin düşünceleri derken yazarımızın psikolojik analizlerine, davranışlarımızla ilgili nokta atışlarına giriş yaptık ve bu kısımdan da büyük keyif aldım. Ve yine diğer eserlerinde olduğu gibi birçok ortak fikir, düşünce, tereddüt bulmak iyi hissettirse de hiçbir zaman anlaşamayacağımız bazı şeylerin ısrarla altını çizmesi beni üzdü. Bu satırlar aslında muharririn fikirleri olarak gösterilse de muharririn çoğu zaman ve belki de her zaman Peyamı Safa olması bu fikirlerin onun fikirleri olduğunu açıkça gösteriyor. (Yalnızız adlı eserinde de Samim karakterinden benzer cümleler okumuştuk.) Kadınların sadece anne olarak mutlu olacaklarını öne sürmesi, yer yer özellikle kadınlara ve sonra da okurlarına karşı hissettiğim kibir ve yine kadınlara yönelik önyargıları beni mutlu etmedi. "Kadının ebediyeti zekasında değil, rahmindedir. Yeni kadın, yaratıcılığın merkezini şaşırmıştır. Senin ümitsizliğin buradan geliyor. Pirandelli mütercimi değil, bir çocuk anası olarak ebedileşebilirsin." "Yirmi altı yaşını fazlaca geçen Muallâ Hanım'a, zekâmızın bize her zaman dost olmadığı ve tereddütlerimizin saçlarımızı ağartacağını söylemedim; çünkü ne kadar entelektüel olursa olsun bir kadınla erkek arasındaki farkı hesaba katıyordum." Kitabı bitirdiğimde yalnız olmamanın verdiği güzel his, başkalarının tereddütlerinden bahseden ve yaşamı boyunca içinde bulunduğu tereddütleri fark etmeyen muharririn bazı cümleleri bende de bir uyanış hissettirdi. "Bu doğan güneşle beraber doğmak, yenileşmek, bütün bu evi, bu kadını ve ötekileri, beni terddüde sokan bütün alakalarımı silkip atmak,hemen dışarı fırlamak!"
Edebiyat
Bir Tereddüdün RomanıPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20209,1bin okunma
·
245 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.