Gönderi

+Hasan! Getir onu. -Bin tane iste, senin için yakalayayım.
10/10
·424 syf.··
2022 32. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 06 Temmuz 2022 00:22
spoi içerir! Emir ve Hasan: Kabil'in sultanları. kitabı bitirdikten sonra ağır bir psikolojik buhran içerisine girdim. ne hissetmem gerektiği hakkında upuzun düşüncelere girdim. Sözcüğe nasıl gireyim kimden gireyim hangi olaydan hangi karakterden bahsederek devam etmem gerektiğini bilmiyorum. yalnız bildiğim sevgisiz büyümenin bir çocuğu ne kadar zorbalaştırdığını tekrar gördüğüm oldu. çocuklar açtır, sevgiye, ilgiye, başlarının okşanmasına, ona değer veren birilerini görmeye açtır onlar. onları olmasını istediğimiz kişiler olarak düşünmemeliyiz. onları öyle olduğu için sevmeliyiz. çünkü onların kalplerinde azıcık hissettirdiğimiz değersizlik, onları istemediğimiz şeylere sürükleyebilir. Emir.. okurken çok kızdığım anlam veremediğim bir çocuktu oysa. annesiz büyümüş, babasının sevgisini kazanmak için küçücük aklıyla bir sürü oyun oynamış, ve daha tehlikeli iftira atmak, yalan söylemek gibi çok tehlikeli işlere kalkışmış. öyle işler ki bunlar, bedelinin ağır ödeneceği işler. o, bunları yaparak onu çok seven, hatta en çok değerini hissettiği kişiden uzaklaştı, ayrıldı ve onun için her şeyi göze alan cesur, arkadaşını, kardeşini kaybetti. giderken bile gözlerinin içine bakamadan son kez yağmurlu günde camdan izleyerek veda etti kardeşine. Hasan... işte oydu onu en çok seven kardeşi, dostu arkadaşı. iyi ki tanımışım seni hasan. seni öyle çok sevdim ki. seninle ilgili okuduğum her yaprağı göz yaşlarına boğdum. senin kadar sadakatli, sevdiğine değer vereni görmedim. sana ihanet eden arkadaşına bile aynı gözlerle bakmaya devam ettin sen. ona çok kırılsan bile sana defalarca zarar verse bile birlikte geçirdiğiniz güzel günlerin hatrına hiç küsmedin ona. sana defalarca nar atıp yüzünü üstünü kan renginde bıraktığında bana at hadi at Allah'ın cezası dediğinde dahi dönüp karşılık vermedin kendi canını acıttın sen. senin gibi bir arkadaşa rastlamak ne zor, ne imkansız. seneler geçtiğinde dahi sefil bir hayat yaşadığında dahi oğluna, eşine hep Emirden güzel anılarınızdan bahsettin. O minicik yüreğin öylesine cesur, öylesine büyük ki. Senin o büyük yüreğini, büyük insanlar bile taşıyamıyor. sana hayranım. karakterine, yüreğine, her şeyine. En çok etkilendiğim doğarken bile gülerek doğmuş olman. Evet belki hayat gülmedi sana, sırf Hazara olduğun için defalarca dışlandın, tecavüze uğradın, oğlunun gözü önünde acımasızca öldürüldün, babanı da bu yüzden kaybettin. Toplum tarafından hep dışlandın belki. Ama yine de sadakatinden ve cesaretinden dirhem ödün vermedin. Baba'nın oğlu oldun... Emir ve Hasan, Kabil'in mutlu geçirdiği son yıllarında birlikte büyüyen çok yakın hatta kan bağları bulunan ancak haberleri olmayan iki dost. Emir'in ağzından: "Hasan beni her zaman anlardı." "Ama ne zaman neye gereksindiğini bile birine sahip olmak, aynı zamanda rahatlatıcıydı da " Bu dostlukta Hasan, Emir için bir çok şeye katlanmak zorunda kalmıştır ve Emire göre hep daha çok dışlanmıştır. Ölene kadar gerçek babasını tanımadan hayatına devam etmiştir. Emir ona iftira attıktan sonra mecburen babası bildiğiyle uzak yerlere gitmek zorunda kalmıştır. Ve sonsuza dek birbirlerinden ayrılmışlardır. Emir, savaş esnasında babasıyla beraber ülkesini terk etmiştir ama yaptığı pişmanlıkları seneler boyu unutamamıştır. Geçmişini, Hasan'ı... Hasan'a yaptıklarından sınanmış hisseder kendini. Daha sonra çok zor durumda olan annesi babası öldürüldükten sonra ortada kalan Sohrab'ı, Hasan'ın oğlunu bulmak için savaş halinde olan ülkesine gelmiş ve çocuğu aşağılık Taliban'ın elinden kurtarmıştır. Bu yaşıma kadar Taliban kimdir, Afganistan neden bu halde diye hiç araştırma yapmamıştım. Kitap bana çok şey kattı. Taliban, Sovyetlerin ülkeden geri çekilmesinden sonra ülkenin yönetimini ele alan bir örgüttür. Çok sert kuralları ve insanlara çok ciddi zararlar vermiştir. Kendisi Tok karınla yatarken halk, her geçen gün ölmek zorunda kalmıştır. Dışlanan Hazaraları katletmiş ve ırzlarına geçmiştir. Küçük çocukları satın alıp onların ırzına geçip onlara hasarlar vermiştir. Ülkeyi kendi şeriatlarına göre yönetmiştir. Kadınlarla ilgili her ne varsa yasaklamış, yapanları ölümle cezalandırmıştır. okumak, sokakta yürümek gibi.. kitapta çok güzel satırlarla özetlenmiştir bu durum: "Ne göreviymiş bu ? Zinacıları taşlamak mı ? Çocukların ırzına geçmek mi ? Yüksek topuklu ayakkabı giydi diye kadınları taşlamak mı? Hazaraları katletmek? Ve bütün bunları İslam adına yapmak?" söylmek istediğim çoğu şeyi o kadar güzel özetlemiş ki.. evet bunları yapıp sonra bunları İslam istiyor gibi kullanmak? insanlara acı çektirerek Müslümanlığı bahane ederek kendi nefeslerini doyurmaya çalışmak da ancak aşağılık insanların yapacağı şeylerden. insanları Müslümanlıktan soğutarak günahlarına günah katmak.. yazık, bazı şeylerin hesabı hemen sorulmaz belki ama illaki her günahın bir karşılığı olacaktır. ama en zoru da ne biliyor musunuz kitapta anlatılan her şeyin %90 doğru olması. en çok canımı bu yakıyor. ülkesini bırakmak zorunda olup zor durumda olan o kadar çok insan var ki bu hayatta. hepimiz bunu yaşıyor ve görüyoruz. keşke barış içinde yaşayacağımız bir ortamda büyüsek, büyütsek çocuklarımızı. biraz da sohrab'dan bahsetmek istiyorum. sohrab Hasan'ın oğlu tıpkı onun terbiyesi gibi büyümüş ve onun gibi olan bir oğlan çocuğu. ama tıpkı o da babası gibi şanslı değildir çoğu konuda. Daha küçücük yaşta annesiyle babası, gözlerinin önünde Hazara oldukları için katlediliyor ve hepsi onun gözleri önünde gerçekleşiyor. Daha sonra bakımsızlıktan kırılan bir yetimhanede kalıyor. Babasına kinlenmiş olan Taliban örgütlü biri tarafından satın alınarak kurbanlık koyun gibi ayaklarına çıngıraklı halhal, gözlerine sürme çektirilerek dansöz gibi oynattırılıyor. ve acımasızca tecavüz ettirilip canı yakılıyor. Emir gelip onu bazı bedeller ödeyerek kurtarıyor ve onu eşiyle beraber evlatlık almak istiyor Amerika'ya götürüyor. Ve sesini hiç kimsenin bilmediği bir çocuk olarak kırık bir çocuk olarakx konuşmadan hayatına devam etmeye çalışıyor. Keşke, keşke bazı çocuklar çocukluğunu yitirmeden büyüseler. Keşke bazı çocuklar bazı köpekler kadar değerli olabilseler. keşke elimde bir değnek olsa ve gülüşü solmuş çocukları mutlu edebilsem, kalplerine dokunabilsem, onları mutlu etsem.. Uçurtma Avcısı (Midi Boy) Khaled Hosseini iyi ki yazmışsın bu satırları..
Edebiyat
Uçurtma Avcısı (Midi Boy)Khaled Hosseini · Everest Yayınları · 2021192,2bin okunma
·
496 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Bir türlü okuamıyordum kitabı nedense, öylece kitaplığımda duruyordu ama bu incelemeden sonra okumaya karar verdim. Kaleminize, duygularınıza, düşüncelerinize sağlık çok güzel bir inceleme olmuş ^^
Irmak Demir
Gönderi Sahibi
faydalı olduysa ne mutlu bana. bir an önce başlayın bence, ne kadar çok eksik olduğumuzu yüzümüze yüzümüze vuruyor kitap. iyi okumalar dilerim ❤️