·160 syf.··Beğendi
···Okunma: 12 Temmuz 2022 15:20 Açıkçası intihar beni düşündüren bir konuydu. Bu kitabı ilk okumaya başladığımda hiçte intihardan bahsediceğini düşünmemiştim, ama meğer asıl konu intiharmış. Kitabın bazı yerlerinde aşırı sinirlendim açıkçası. Ama Albert bir şekilde bu sinir olduğum yerleri tatlıya ve mantığa bağlayıp olayı tersine döndürüyordu. Şuan aklımda kaldığı kadarıyla insanların intihar sebepleri şunlar:
1- Gelecekle ilgili umutsuzluk çukuru
2- Daha kötüsü olamaz zaten düşüncesi
3- Aşırı bağlanma sonucunda ortaya çıkan aşk sonrası ayrılık
4- İnançsızlık
5- Kibirlilik
6- Korkusuz görünme şovları
7- Hayatı yaşamaya değer bulmamak, hayattan tat almamak
8- Öldükten sonra yaşamın olduğuna inanmamak
9- Yaratıcının varlığından şüphe duymak
Şuan aklımda kalanlar bunlar. Açıkçası ben hiçbir nedenin intihar etmeye yeterli olduğunu düşünmüyorum. Hiçbir insanın kendi canını katletmeye hakkı yoktur. Bu bir cinayettir ve affedilemez bir hükmü vardır. Ne çektiğin, neler yaşadığın kimsenin umurunda olmayacaktır. Sonuç önemli. Sen intihar ettin ve bir zavallı gibi korkup kaçtın okadar. Bir insanın belası başka bir insanın devasıdır. Hep yukarıdaki insanlara bakan bir insan hiçbir zaman hayattan zevk alamaz ve aşağıdaki insanları görüp şükredemez.
Kitapta geçen us, uyumsuzluk kelimelerinin sürekli tekrarlanması sinirlerimi çok bozdu açıkçası. "Hani us demek yerine direk akıl diyebilirdin Albert, ne gerek vardı şimdi bu şova?" demeden edemedim açıkçası. :) Kitapta çoğu yazardan, filozoflardan ve onların eserlerinden, intiharla ilgili düşüncelerinden söz edilmiş bu da hoşuma gitti açıkcası. Yazarın tanık gösterme becerisi çok güzeldi bence. Kısacası kitap güzeldi fakat biraz sinir bozucuydu. :)