Martin EDEN - Jack LONDON (Okumadan Ölmeyin!)
9/10
·520 syf.··
2021 116. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 13 Aralık 2021 14:17
Tam, "Dur, daha yeni tanıdım seni!" derken kitabın bitmesiyle ellerimden kayıp giden bir arkadaş oldu Martin Eden benim için. İncelememe başlamadan önce bir itirafta bulunmak istiyorum: Bu eseri spoiler vermeden inceleyecek kadar yeterli görmüyorum kendimi. Ona göre okuyun ki incinmesin hayat mücadelesinde yorgun düşmüş yüreklerimiz. Yarı otobiyografik bir roman. Jack London'ı büyük oranda Martin Eden kişiliğine bürünmüş olarak görüyorsunuz. Dönem aynı dönem, mekan aynı mekan, zaman yine aynı zaman ve yine kahramanlar gerçek dünyadan kahramanlar... Yirmili yaşlarda tabiri caizse halk tabakasından bir genç Martin Eden. Denizcilik ile uğraşırken bir olay sonucunda Ruth ve ailesi ile tanışıyor. Onun burjuvazi ile tanışması aynı zamanda... Ona duyduğu ya da duyduğunu sandığı aşk onu yazılar yazmaya itiyor. Başarılı bir yazar olma adına disiplinli bir çalışma başlatıyor. Büyük hayranlık duyuyorsunuz onun azmine. Ruth'un dünyasına ait olma mücadelesi girdiği aslında. Bu mücadelede onunla aşık oluyor, onunla acı çekiyor, onunla aç kalıyor ve onunla amacınıza ulaşmak için çabalıyorsunuz. Bir aşk insana neler yaptırır? Aşk sandığımız şey aslında nedir? Para nelere gölge düşürebilir? Amacımıza ulaştığımız anda daha mı mutlu olacağız sorularının cevabını alıyoruz eseri okurken... Algernon'a Çiçekler isimli bir eser okumuştum. Başkahraman zeka seviyesi arttıkça derin bir yalnızlığa gömülüyor ve aynı zeka seviyesine düşene kadar o yalnızlıktan kurtulamıyordu. Martin Eden ait olduğu sınıftan kopma mücadelesi verirken burjuva sınıfını da tanıyor. Bu tanıma süreci onu eski sınıfına da yabancı kılıyor ve her iki sınıfa da uzaklaşma başlıyor. Bu durum onu hayata daha da yakınlaştıracak dediğimiz yerde tam bir uzaklaşmanın geldiğini görüyoruz. "Yalnızlığını daha güçlü ve kendini daha yorgun hissetti." (s. 198) Zor durumda kaldıkça nelere sığınırsınız hayatta? İstemsizce bu soru karşısında hep kitaplar gelir aklıma. Martin'i bu yönden çok benzettim kendime. Eminim siz de kendinizden birçok parça bulacaksınız onda. Ve bu onunla özdeşim kurmanıza vesile olacak. "Ama ben kitapları hep sevdim ve bulduğum her şeyi okudum." (s. 72) Ama okumak insanı mutlu kılmıyor her zaman. Aksine daha çok düşünmesini, hayata ve insanlara dair daha çok kafa yormasını sağlıyor, bu da beraberinde mutsuzluk ve huzursuzluğu getiriyor. "Bir sürü kitap okudu ama içindeki huzursuzluk azalmak yerine daha da büyüdü." (s. 55) Okurken Ruth'un ailesinin tavırlarına karşı büyük nefret duyduğumu itiraf edebilirim. İnsanların geri kalanını bir proje olarak görmek ne büyük aşağılıklık. Eğer Martin, Ruth'u affetseydi eseri o an yarım bırakabilirdim diye düşünüyorum. Ruth da yine Jack London'ın okul yıllarında tanıdığı bir kızdan yola çıkarak oluşturduğu bir kahraman... Eseri okurken dönem hakkında oldukça bilgi sahibi oluyor, dönemin sanatçılarının mücadelesine daha yakından şahitlik ediyor, burjuva kesiminin insanlara bakış açısını görüyorsunuz. Son notlar önemli yer tutuyor. Eserde geçen kişi ve kavramlar hakkında derinlemesine bilgi ediniyorsunuz. Gönül rahatlığıyla "Bu çalışmada emek var." diyebilirim. Ama okuduktan sonra daha mutlu olacağınızın garantisini veremem. Hatta muhtemelen daha da büyüyecektir içinizdeki huzursuzluk. Ama şunu temin edebilirim ki Martin Eden buna değer. Çalışma hayatımdaki yoğunluk nedeniyle eserin yılın son kitabı olacağını düşünmüş ve sindire sindire okuma kararı almıştım. Ama istemsizce eserin içinde buldum kendimi. Onun dünyası kendi dünyam oldu ve o mücadelede bana da bir yer vardı. O okuyordu, ben de okumalıydım. Şimdi o bitti, ben yarım kaldım.
Edebiyat
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
··9 alıntı·
22 +1'leme
·
268bin Gösterim
99 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Martin Eden'i okuduğumda bir süre kendime gelememiş ve başka bir kitap okuyamamıştım. Bir süre dinlenmeye ihtiyacımın olduğunu hissetmiştim. Ben de başta ağırdan aldığım kitabı son 150-200 sayfada karakterin huzursuzluğuna ve anlam arayaşına o kadar kaptırmıştım ki ara verip ertesi gün devam etmeyi aklımın ucundan bile geçiremeyip gece yarısına kadar okumuştum. Ancak bitirdikten sonra rahat bir nefes alabilmiştim. Tabii ne kadar rahat olabilirse. Bu yüzden yazdığınız inceleme çok hoşuma gitti ve bunu belirtmek istedim. Yazınız için teşekkürler.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Eserin kendi tezinde de olduğu gibi, okudukça huzursuzluğumuz artıyor gerçekten. "Anlam arayışı" o kadar uygun bir kelime grubu ki... Katkınız için esas ben teşekkür ederim.
Bugün bende bitirdim ve bende yarım kaldım hocam. Bu kitabı okuyan herkes yarım kalıcak kendinden çok şey bulacak sonu umduğum gibi olmasa da Dediğiniz gibi: Martin Eden buna değer. İncelemeniz en az kitap kadar değerli teşekkür ederiz 🦋
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Katkınız için teşekkür ederim.
Martin Eden’da tam olarak kendimi buldum. Aynı yollardan farklı şekillerde geçtim ve sonuca ulaştığımda bana mutluluk getirmedi. Mutluluk sonuçta değil süreçteymiş. O süreci onunla beraber yaşadım aç uyuduğu gecelerde halsiz düştüğü sabahlarda nasıl üzüldüm ama o da benim gibi pes etmedi:)
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Sonunuz güzel olsun...
"Şimdi o bitti, ben yarım kaldım." 👏🏻 Henüz bitirdim kitabı ve aynen dediğiniz gibi bu şekilde hissediyorum. 😔
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Uzun yıllar etkisi altında kalacaksınız
Çok güzel incelemişsiniz. Benim de en sevdiyim kitapların başında Algernon için çiçekler gelir. Ve bu iki karakteri bir-birlerine çok benzettim. Kitabı okurkan ve okuduktan sonra derin bir boşluğun içine düşmüş bulunuyorsunuz.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
O da mesajı çok güzel olan bir eserdi. Katkınız için teşekkür ediyorum.
Reklam
Martin Eden benim için büyük çelişkilerle dolu bir kitap oldu. Brissenden le tanıştıktan sonra Martin Eden i uyarmasına rağmen ona şiddetle cevap veren bir Martin Eden vardı. Çünkü kendisininde içten içe bildiği gerçeklerle yüzleşmek istemedi. Aslında Rutha hiç aşık olmadı. Burjuvanın o sözde bilgisine kültürüne ulaşmak derdindeydi. O üne, o kültüre, o bilgeliğe kavuşunca onlar gibi olacagına inanıyordu. Kendisini kanıtlamalıydı. O sahteliği gördüğü halde neden inatla devam etti neden amacını değiştirmedi. O kadar kızdım ki Martin Eden a. Karşımda olsaydı tonlarca söyleyecek şeyim olurdu.
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Hem kızdık hem sevdik...
Hafızamdan silinsin bidaha okuyayım diye bekliyorum ama silinmiyor, çok güzeldi. İncelemenizde çok güzel olmuş elinize sağlık hocam.💐
Mikail Balcı
Gönderi Sahibi
Teşekkür ediyorum...