Bir sarmaşık gibi birbirine dolanan,kesişen sonra apayrı istikametlere yol alan hikayeler.Evvelde,anda,sonrada yaşam bulanların koca bir kavşakta hemhal olmaları.Kumarbazın,şairin, dilencinin, padişahın, evliyanın ve insanoğlunun binbir türlü halinin aynı tasta olmasada yudumladıkları dünya...
Ve bunların en tepesinde tahtına kurulmuş olan "Bilgi".Bunca yoklukta var olan belki de tek hakikat.Bilmiyorum ,bilmek duygusunu da hiç tatmamış olacağım ki ne varlığımın bir düşten ne de var olanın benim bir düşümden ibaret olabileceğini henüz düşünmemiştim.Düşünmeden var olmak ve düşlemeden bildiğini söylemek pek akıl kârı değil sanırım.Bu sözleri Uzun İhsan Efendi fısıldıyor kulağıma aksi takdirde bu fikriyata tek başıma ulaşamayacak kadar silik bir karakterim.Aklım ancak görünen ve görünmeyeni algılayabiliyor.Ya olmayan ,boşluk?Onu neden algılayamıyorum? Boşluk var olmayan mıdır yoksa başlıbaşına bir "Varlık" mı?İçimdekiler mi veyahut dışımdakiler mi? Bilemiyorum.İşte bunları da Uzun İhsan Efendi söyletiyor bana.Ama şu da varki düşlemediğim müddetçe o da olmayacak.Ve belkide beni düşleyen, düşlemekten vazgeçerse ben olmayacağım.Kafanız karıştı değil mi :)
Benim de ama şu hayatta tattığım en lezzetli karışıklık .Öyle bir karışıklıkki sanki fi tarihinde Galatada kumarhanelerin birinde oturmuşum.Arkamda da enfes bir tarihi fon çalıyor ve zihnimde masamdaki yıllanmış şarap kadar sersemletici düşünceler.İki filozof durmadan çatışıyor kafamda birinin dili kılıç kadar keskin ancak diğeri de Halep'in en usta hırsızı gibi kılıktan kılığa girip vermiyor kelleyi.Ben ise köşebaşındaki dilenci misali ellerimi açmış onlardan hakikat dileniyorum.Hani belki o uğursuz kara para elime düşer de o bilmek yükünü omuzlayabilirim .Bunca aptalın içinde bilen bunca hayalin içinde gerçek benimde kapımı çalar.
Bir umut...Hem düşlersem neden olmasın ki?Sonuçta İhsan Oktay Anar da Puslu Kıtalar Atlası da ve hatta bu yazıyı okuyan sen bile ben düşündüğüm için var.Belki de Uzun İhsan Efendi ya da Bünyamin?
Neyse abartmayayım.Ben kendimde bu kitabı ve üstadı övecek haddi bulamadım ama size şiddetle tavsiye edecek cürette sahibim sanırım:)
İyi okumalar