Abar; korku ve endişe, Osmanlıca'da kuyular, su kuyuları demekmiş. Romandaki Yazarın adı neden Abar?
Görünürde bir yazarın hayatına konuk oluyoruz ama aslında o kadar değilmiş. Gençlerle söyleşilerinde öyle konulara değiniyor ki insan ister istemez kendince sorgulamaya başlıyor herşeyi ve önyargıların bıraktığı kötü anıları açtığımız yaraları... Abar dergilere yazdığı köşe yazılarında bile insanların yaptıkları yalnış davranışları yüzüne vuruyor. Önyargılı davranıp mahalle baskısı kitleleri nasıl oluşuyor onu görüyoruz. Yakın arkadaşları Emir, Burak, Alper, Azra, Seda, Gökhan hatta Bizimkiler dizisindeki Cemil ve Sevim çifti benzeri komşularıyla yaşadığı günlük sorunlar ve diyaloglarda bile yalnış olan ne varsa yüzümüze vuruyor. Ailesini Kıbrıs'a ziyarete gittiğinde geçmişte ne kadar yarım kalan hikaye varsa hepsini sonlandırıyor. Ve Ankara'ya döndüğünde Ateş bebekle yeni bir hayata merhaba diyor.
Abar, önyargıyı yapanla yapılanın cephesinden konuyu ele almış. Bu davranış üzerine birçok yazı okumuş ve bir sürü Görsel izlemişizdir tabi bende. Ama Abar bende öyle bir etki bıraktı ki bilmem kaç defa kendimi sorguladım. Çevremde hatta sokakta hiç tanımadığım insanlara bile daha bi anlayışlı olmaya başladım.
Okurken sürekli not aldım, hepsini buraya yazamam. Çok fazla etkilendiğim bir deneyim oldu. Anlatım tarzı okurken herşeyi birebir yaşatıyor. Gençlerin ve ebeveynlerin yani herkesin okumasını isterim. Tavsiyemdir okuyun okutun.