Gönderi

Friendzone Yemenin Dayanılmaz Hafifliği
5/10
·160 syf.··
2022 31. kitabı
Dostoyevskinin Beyaz Geceler kitabı bile bu kadar başarısız değildi. Toza Sor, Amerikanın Beat kuşağı dönemi öncesine adeta bir fragman görevi gören, tarihi olarak değerlendirebileceğimiz kitaplardan birisi. Savaş ve Büyük Bunalım dönemi arasında geçen bir zamanı anlatan kitap, Bukowskinin tarzını seven kişiler için muhtemelen keyfine varacakları bir tecrübe olacaktır. Yazarın biçemi Bukowski ile çok paralel,zaten Bukowskinin de en sevdiği yazarlardan birisi. Kitapla ilgili sevdiğim hiçbir şey olmadı, Simyacı gibi gereksiz derecede konuşulan, yer altı edebiyatına özgü platonik aşklar ve fakir bir insanın yaşamla mücadelesini hiçbir edebi çatışma içinde anlatmadan bir roman oluşmuş ortada. Dünya klasiklerinin uzun ve beyin yakıcı paragraflarından kaçmak için iyi bir guilty pleasure kitabı olabilecek vasat seviyede bir roman. Ancak kitabın en ilginç noktası yazarın friendzone konusunda gerçekten aşması olabilir. Bu eleştiri kaliteli bir eleştiriye dönme ihtimali olduğunda kendini imha edip küllerinden doğacaktır.İyi okumalar.
İlişkiler
Toza SorJohn Fante · Parantez Yayınları · 20245,9bin okunma
·
349 Gösterim
2 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Valla sizi tebrik ediyorum gerçekten kitap gibi açıklama yazmışsınız. Ne kadar iyi cümleler böyle. Başarılarınızın devamını diliyorum tekrar tekrar teşekür ediyorum bu mükemmel tarih ve edebiyat dünyasını bana bir çırpıda kuş bakışı anlatıverdiğiniz için 🌿🪴
Selamlar, yorumunuzda bulunan 3 farklı ingilizce kökenli anlatım tarzı ile ilk defa karşılaşmış olmama rağmen çok içime sinen çok iyi bir özet okumuş oldum sayenizde. Teşekür ediyorum. Bana bu tekniği biraz anlatabilirmisniz ? Birşeyler duymak istiyorum açıkçası. İnşallah vakit ayırabilirsiniz
Cem
Gönderi Sahibi
Beat Kuşağı diye tanımlanan dönem Amerikanın ikinci dünya savaşından sonra kendini boşlukta hisseden elit aydın kesimin sanatsal olarak kendini dışavurumudur. Karakteristik olarak bu dönem yazarları,savaşların ağırlığı ve bunalımlardan dolayı kendini ruhani arınma yollarına vermişler ve bir nevi hippilik ruhunun da öncüleri olmuşlardır,çünkü rekreatif yani yazma veya benzer faaliyetler için uyuşturucu ilaçlar kullanmış ve pek çok konuda toplumsal normlara uymayan yaşam tarzları keşfetmiş ve uygulamıştır. Fante ve Bukowski de bu dönemin birer fragmanıdır,Fante çağdaşları gibi toplumcu bir yazma stiline sahip değildir, bireysel olarak kendi tecrübelerini yazar. Aynı doğrultuda Bukowski de. O yüzden bu akımla bağlantıları vardır ancak kendileri New York elit aydınları gibi bir çevrede değil orta sınıf bile olmayan bir zümreden geldikleri için biraz da doğal şartlar sonucu bu alt edebiyatın öncüsü olmuşlardır. Dünya savaşları sonunda edebiyat çeşitli akımlara maruz kaldı,en önemlisi Varoluşçuluk. Bu akım kişinin ilk önce varlığı mı yoksa amacı mi önemli bunu anlatır. Bu dönem yazarların da en büyük sorunu birer amaç arama ve bulma yolunda ilerleme olmuştur,bu yüzden bir diğer isimleri de Kayıp Jenerasyondur çünkü kendilerini buldukları pek söylenemez. Kimlik karmaşaları devam eder, savaşlar biz toplumca benzer safhadan geçsek de entelektüel açıdan benzer özgürlük ve birikimi olan aydın kitlesi olmadığı için bizi diğer medeniyetler gibi kimlik arayışına soksa bile felsefi bir arayışa asla girmedik, o yüzden kavram yabancı gelebilir. Biraz daha açıklayıcı olduğumu umuyorum.