Mum

@reedr
9/10
·458 syf.··
Beğendi
·
2022 10. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 20 Temmuz 2022 18:35
Herkese selam. Öncelikle bu kitap bir polisiye ya da cinayet romanından ziyade bir vahşet romanı gibi geldi bana. Çünkü Jacques Reverdi kitabın en başından beri suçlu olduğu bilinen bir seri katil. Yani kitabı okurken başlangıçtan itibaren katili aramak yerine onun cinayet ritüelini öğreniyorsunuz detaylı bir biçimde. Yazarı oluşturduğu kurgudan ve bunu bir gerçeklik temelinde tasarlaması açısından takdir etmek gerekir. Kitabı okurken zeka parıltılarını görmek güzeldi. Örneğin hapishaneye göndereceği mektuplar için postaneyi kullanması, e maillerini göndermek için kullandığı bilgisayarın tespit edilememesi için yaptıkları gibi. Ve tabi ki kitaba da ismini veren cinayet ritüelleri orjinaldi ve tıbbi bir altyapısı vardı. Yazar kitabın içinde de bahsettiği gibi Thomas Harris'in meşhur Hannibal karakterinden etkilendiğini düşünüyorum. Reverdi de aynı Hannibal gibi kadınlardan hoşlanıyor ve adaletin elinden sürpriz bir şekilde kurtulabilmiş lakin tek farkı cinayetleri onları yemek için değil, onların ölüm anlarını bir şölene dönüştürüp seyretmek için işliyor. Yalnız merak ettiğim bir şey var: Reverdi'nin avukatı Jimmy Wong Fat neden intihar etti? Reverdi'nin bu olayda bir tesiri var mıydı? Bu kısmı yazar sanki muğlak bırakmış. Yazar küfür ve homoseksüellik içeren ifadeler kullanmaktan çekinmemiş. Sanırım bu zamanda popüler olabilmek için kalemini serbest bırakıp herhangi bir kısıtlama yapmadan yazmak gerektiğini düşünüyorlar ya da dünya yeterince kirlendiği için ister istemez hayallerimizde kirleniyor olabilir. Kitap son derece akıcıydı ve sizi Güneydoğu Asya da gezintiye çıkarıyor. Kitabı okurken kafamda Sofia'nın cinayeti muğlaklığını koruyordu. Çünkü sevgilisi ile tatile giden birisi neden öldürülsün? Eğer tabi kendi sevgilisi kendi katili değilse. Kişilik analizleri, farklı meslek gruplarından insanların yaşam tarzları güzel bir gözlemin ve bunu kaleme almanın göstergesiydi. Yazının başında da dediğim gibi mesela Agatha Christie'nin romanlarında bir dedeftik vardır ve katili bulmaya çalışır hakeza Sherlock Holmes serisi de hakeza. Benim kafamdaki polisiye, cinayet romanları alanında yazılan kitaplar bu şekilde kurgulanıyordu. Bu kitapta ise katili bulmaktan ziyade onun cinayeti nasıl işlediği üzerinde durulduğu için vahşet romanı olarak nitelendirdim. Kitabın başlarında Marc'ın amacı aslında suçluyu konuşturmak için bir yolculuğa çıkmak gibi gösterilse de amacı aynaya bakmak, kendi gibi insanların gün yüzüne çıkmayan duygu ve düşüncelerini öğrenmekmiş. Bu güzel bir ana temaydı. Bazı insanların para kazanmak için illegal, etik olmayan davranışlar yapabileceğini de yazar iyi bir şekilde ifade etmiş.( paparazziler, fahişelik örneklerinde olduğu gibi ) Katillerin kötü bir çocukluk dönemi geçirdiği de zaten bilinen bir gerçek. Buna da değinmiş yazar. Ayrıca günümüzde çok yaygınlaşan cinsel hayatın ifşa edildiği yayınların sebebini Reverdi'nin annesinin duygularında anlayabiliyoruz. Yazımı son bir motto ile bitirmek istiyorum: ARTIK KADINLAR ÖLMESİN. SEVEN İNSAN ÖLDÜRMEZ, YAŞATIR.
Siyah KanJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 201514,1bin okunma
·
114 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.