İnsan her zaman bir kitabın tesirinde kalamaz. Ve bazı kitapların insana güçlü ol! dediğine inanıyorum. Dünyada her şey insan için: Savaşlar, kayıplar, annelik, sabır, aşk, mutluluk, var oluşlar. İşte bu yüzden Toprak Ana, sıradan ya da kısaca anlatılamayacak derinliktedir. Hatta iyi karakterlerin kötülüklere karşı savaştığı modern bir destan. Kahraman, dünya ile bir diyalogda savaşın dehşetinden yakınan bir savaş dulu olan Tolgonay'dır. Hikâyeyi oluşturan ise diyaloglardır. Aslında bir destandan beklendiği gibi, baş karakterlerin acımasız bir savaşın (ikinci dünya savaşı) türlü zorluğuna ve çilesine katlanmak için verdikleri büyük bir mücadele işlenmiş kitapta. Savaşta kocasını ve üç oğlunu kaybeden Tolgonay'ın dramatik kaderi... Kısaca kalbine en yakın insanları birer birer kaybeden bir kadının yaşama nasıl turunduğunu görmek istiyorsanız mutlaka okuyun!
[...] Benim anladığım gerçek mutluluğun da bir raslantı sonucu olmadığını, yaz yağmuru gibi birden bire başımıza düşmediğini söylemeliyim. Gerçek mutluluk, yavaş yavaş, azar azar gelir ve bu bizim hayata bakış açımızla, çevremizle, çevremizdekilere karşı davranışlarımızla doğrudan doğruya ilgili ve orantılıdır. Mutluluk, birbirini tamamlayan ufak tefek şeylerin birikmesinden doğuyor..."