''Kitle Psikolojisinin İnce Bir Satiri''
10/10
·160 syf.··
2022 26. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Ağustos 2022 17:00
Türk tiyatrosunun ilk epik tiyatro örneği olan Keşanlı Ali Destanı 31 Mart 1964’te ilk kez seyirciyle buluştu. Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Topluluğu tarafından Beyoğlu’ndaki Muammer Karaca Tiyatrosu’nda ilk gösterimini yaptı. Oyun, 2 bölüm 14 tablodan oluşuyor. Tablo kelimesi yabancı gelmiş olabilir. Tiyatro eserlerinde, perdeden daha küçük bölümlerin her birine tablo denir. Yani bir perde çeşitli tablolara bölünebilir. Oyun yurt içinde ve yurt dışında yüzlerce kez oynandı. Almanya’nın birçok kentinde, İngiltere’de, Çekoslovakya’da, Budapeşte’de, Lübnan’da oynanan oyun, her gittiği ülkede büyük beğeni kazandı. Bu oyunun ilk epik tiyatro örneği olduğunu söyledik. Peki, epik tiyatro nedir? Kurucusu Alman oyun yazarı Bertolt Brecht olan bu tiyatroda amaç seyirciyi düşündürmektir. Sahnede izlenilen bir oyundan fazlasıdır. Epik tiyatroda eleştiri ve gözlem vardır. Genellikle toplumsal aksaklıklar hicvedilir, bir mesaj verilmek istenir. Bu tür oyunlarda seyircinin oyunun içine girmesi istenmez. Yabancılaştırma tekniği kullanılır. Bir yandan eleştiri yapılırken bir yandan da güldürü ögesi bolca kullanılır. Argoya yer verilir. Müzikten, danstan faydalanılır. Bu bakımdan müzikal özelliği de gösterir. Siyasal bir zemini vardır. Seyircinin duygularına değil, aklına seslenir. Haldun Taner epik tiyatro dışında Türk tiyatrosunda absürt tiyatro örnekleri veren ilk yazardır. Bu oyunda da aslında sahte bir kabadayının gecekondu mahallesindeki ‘’yalan destanı’’ anlatılır. Şehrin karanlık yüzü, gecekondu mahallesindeki sefil yaşam, tiyatro sahnesinde tüm gerçekliğiyle gösterilir. Aynı zamanda kullanılan dil gecekondu mahallesinin has dilidir. Sadece küfür, argo bakımından değil, yerel söyleyişler de kullanılır. Bu da oyuna gerçeklik ve esneklik katar. Oynanan oyun değil, gerçek hayattan bir sahne gibi hissedilir. Aslında oyunun özeti olan cümleyi oyunun sonlarına doğru Ali, sevgilisi Zilha’ya söylüyor: ‘’Bu toplumda sessiz, sakin, efendi olursan her zaman dayak yer, ezilirsin. Ama terbiyesiz, güçlü, zalim, ne dediğini bilmeyen biri olursan, o zaman saygı görürsün.’’ İşte Ali’nin yalan destanı da bu fikirler üzerine kurulu. 40’ın üzerinde oyuncusuyla yer yer müzikal yer yer geleneksel tiyatro havası veren bir oyun. Haldun Taner’in belki de en büyük başarısı, geleneksel Türk tiyatrosunun birçok ögesini çağdaş bir anlayışla birleştirip ortaya Türk tiyatrosu için yeni bir tür çıkarmasıdır. Zaman zaman bazı karakterlerin direkt seyirciyle konuşması, olayları anlatması Türk tiyatrosu için yeni bir tekniktir. Bu bahsettiğim baskıda sadece oyunun metni yok. Oyunla alakalı yapılan eleştiriler, yurt içi ve yurt dışında yapılan turneler, anılar ve son olarak oyunla alakalı fotoğraflar mevcut. Bu yönüyle de çok başarılı bir baskı olduğunu söyleyebilirim. Oyunun 1965’te gösterime giren bir de filmi var. Yine farklı dönemlerde çekilmiş dizileri de mevcut. Gerek tiyatrosunda gerek televizyon uyarlamasında çok önemli oyuncular bulunuyor. Ben filmi de keyifle izledim. Hem oyun metnini okumanızı hem filmini izlemenizi tavsiye ederim.
Keşanlı Ali DestanıHaldun Taner · Yapı Kredi Yayınları · 20152,511 okunma
·
753 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.