·556 syf.··Beğendi
···Okunma: 09 Ağustos 2022 00:58 Gazap Üzümleri;
John Steinbeck 'in kitaplarını daha önce okudum, anlatış tarzını, olayları yorumlayışını, mekanları ve olayları az çok bilirim. Buna dayanarak, cevredeki yorumları da okuyarak yaklaşık bir sene önce kitabı almak için 3 ay bir fiil aradım, baskısı bittiği içinde bulmak zor oldu. Kitaptan beklentim yazdığı önceki romanlarından dolayı büyüktü ve okuduktan sonra beklentimin çok üzerinde bir başyapıt olduğunu anladım.
1 sene boyunca kitabın büyüsü bozulmasın diye midir bilmiyorum okumadım ve şuan da okumadığım o zamana, o büyüyü bozmadığıma üzülüyorum, çünkü bu kadar hayattan bir hikaye, bu kadar beni içine çeken bir romanı bekletmek, bir kitaptan beklediğin anlamdan uzak kalmana sebep oluyor.
Kitaba geçecek olursak;
Bir cehennem kaç acıyla oluşur bu dünyada? Toz fırtınalarıyla tarladaki mahsulün mahvolması, Büyük Buhran’da bankaların topraklara el koyması ve sonunda, göçle gelen sefalet… Bir otomobili kamyona dönüştürerek çıktıkları mecburi yolculukta, acılarını ve açlıklarını, düşlerini ve öfkelerini de peşlerinden sürüklüyor Joad ailesi. Gazap Üzümleri, kaygı dolu günleri sessiz bir başkaldırıyla aşmaya çalışan insanların romanı.
John Steinbeck’in ‘Gazap Üzümleri’, tam anlamıyla bir dayanışma destanıdır. Yoksulların dayanışması ve örgütlenmesinin destanı. John Steinbeck (1902-1968), 1938 yılı Şubat’ında arkadaşı Elizabeth Otis’e göçmen tarım işçilerinin durumuyla ilgili olarak, şöyle yazmıştı:
“İçerlerdeki koyaklara doğru gitmek istiyorum. Oralarda beş bin aile açlıktan ölmek üzere. Hükümet bu insanlara yiyecek ve ilaç yardımı yapmaya çalışıyor. Ama bu yardımları, çıkarcı faşist gruplarla çıkarcı bankalar ve yardımı sabote etmeye çalışan, dengeli bir bütçe için kıyamet koparan büyük üreticiler aracılığıyla yapıyor. Bir çadırda yirmi kişi, çiçek nedeniyle karantinaya alınmış. Bu çadırda iki kadının önümüzdeki hafta bebek dünyaya getirmesi bekleniyor. Bu olayla, en baştan beri ilgiliyim. O nedenle gidip olup bitenleri yakından görmek istiyorum. Elimden başka bir şey gelmese bile bu katillerin tepelenmesine yardımcı olurum. Bunların nelerden korktuğunu biliyor musun? Bu insanların sağlık koşullarına uygun kamplarda yaşaması sağlanırsa örgütleneceklerini sanıyorlar. Büyük toprak sahipleriyle göbekli çiftçilerin en korktukları şey işte bu.”
Ve incelemenin sonunda size küçük bir yol haritası bırakmak istiyorum. John Steinbeck iki kitabında olayları birbirine bağlantılı bir şekilde işlemiş bulunuyor. Serinin başlangıç kitabı olarak Gazap Üzümlerini okumanız ve daha sonra Bitmeyen Kavga ile seriye devam etmenizi öneririm. İki kitabın içinde tek bir hikaye okumuş hissiyatına kapilacaksiniz.
Benim talihsizliğim önce Bitmeyen Kavga'yı okuyup daha sonra Gazap Üzümleri'ni okumamdır ama yinede iki kitabın hikayesini kavrayıp tek bir kitap gibi birbirine bağladığımı düşünüyorum.
Tüm okurların severek okuyabileceği bir kitap olarak Gazap Üzümleri'ni gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz. İyi okumalar dilerim....