·318 syf.····Okunma: 09 Ağustos 2022 12:17 "Atlas okyanusu'nun dibinde bir kitap yatıyor. Anlatacağım, işte onun hikayesi. Hikayenin sonunu belki biliyorsunuz o devrin gazetelerini nakletmişlerdi. O tarihten sonra yayınlanan kimi eserlerde de kayda geçti. Titanik 1912 yılında nisan'ın 14'ünü 15'ine bağlayan gece, Newfoundland yakınlarına battığında, kurbanların en ünlüsü bir kitaptı.İranlı şair, gök bilimci, bilge Ömer hayyam'ın rubaiyatının mevcut tek yazma nüshası. "
Ömer hayyam'ın hikayesiyle başlayan kitap, devrinin siyasi olaylarından Haşşâşîler'e , İran'dan titanik'e kadar uzanıyor. Kitap her yönden olay çok kapsamlı bir olay örgüsüne sahip.Her şeyin ötesinde, Doğu ile batı'nın birbiri içinde çok iyi şekilde harmanlaşmış bir kitap. kitap doğudan batıya uzansa da , bunu sağlayan şey aynı zamanda kitabın temel öğesi olan rubaiyat. Ömer hayyam'ın rubailerinin geçtiği ve mevcut tek yazma nüshası olan rubaiyat.Kitabın olay örgüsü bunun çevresinde dönüyor. Kitabı okurken Ömer hayyam'ın hikayesi içinde kayboluyorsunuz, sonra kendinizi Haşşâşîler'in içinde buluyorsunuz ,biraz sonra da batıya uzanıyorsunuz.Bunların hepsi Hayyam'ın Rubaiyatının çevresinde geçiyor. Rubaiyat, yüzyıllarca başka ellerde uyanıyor ama en sonunda titanik'te son buluyor hikayesi. Ve kitabın son sözleri ise şu şekilde:
" Titanic güvertesinde Rubaiyat! Batı'nın gözbebeği, Doğu'nun nadide çiçeğini taşıyor! Hayyam, bize nasip olan şu güzel ânı keşke kalkıp görebilseydin! "