Ağustos Ayı : #175606166
-Kafadan kırık mısın oğlum sen ?
-Yok abi ben hayalden kırığım.
Zamanın geçişine akıl erdiremedim ben de. Tarkosvki ne demişti hatırlar mısın ? “Mühürlenmiş Zaman” , sinema için kullanmıştı bu tabiri. Haklıydı sanırım. Dönüp dönüp izleyebiliyorsun aynı filmi , zaman hiç geçmemiş gibi. Stalker diye bir filmi var onun ne güzeldir , hiç unutamam o repliği ,
“Bilincim vejeteryan olmaktan yana ama bilinçaltım bir parça et için çıldırıyor.”
Ben Tarkovski değilim abi , ben benim. Fakat fena halde katılıyorum ona , al sen bu sözü hayatın her alanına uyarla. Bilincim unutmaktan yana , bilinçaltım dengesizin teki , lanet gibi hatırlıyor her şeyi oysa.
“Bir ateist olsaydım” demişti bir gün biri , “Zaman tanrısına inanırdım olsa olsa.”
Zamanın geçişini en iyi anlatan kitap hangisi deseler , Tatar Çölü derdim kuşkusuz.
Tarkovski başkaydı ama abi inan bana. Bir gün yaşlı bir kadından bir mektup almış yönetmenimiz. “Filmleriniz çok güzel , hepsi de beni anlatıyor.” demiş kadın. Tarkovski de şöyle demiş , “Beni galiba bir tek o kadın anladı. “
3 sene mi geçti 3 saniye mi ? Hatırlayamıyorum hiçbir şeyi , eskiden nasıl hissettiğimi , ne acı..
Zaman , birazcık zaman..
Gel zaman git zaman..
…..
-Seninki belki de hayal kırıklığı değildir , aradığını bulamamış olmanın hüznüdür. Veya bulduğunu zannetmenin yanılgısı. Hepsi az çok aynı kapıya çıkar. Zamana fazla takılma , çözebilen görülmemiş. Sırdır zaman , sırlıdır , sırdaştır. Eldedir avuçtadır , bir bakarsın yoktur hiçtir.
-Tarkovski’nin Ayna diye bir filmi de var abi , zamanı çok güzel işler. Orada bir sahne vardır , ahşap bir ev alev alev yanarken bir yandan da yağmur yağar fakat yağmurun gücü yetmez ateşi söndürmeye. Afedersin abi başını ağrıtıyorum bu saçmalıklarla.
-Yok aslanım aynı şeylerden bahsediyoruz aslında. Rahat ol içinden geldiği gibi dökül.
-Sağol be abi. Tarkovski ne güzel mühürlemiş zamanı değil mi ? Ne yapayım kayıtsız kalamıyorum bu adama , aklıma geldikçe bu filmler ürperiyorum.
-Mühürle ilgili de meşhur bir film vardı neydi o sen bilirsin.
-Yedinci Mühür abi ! Bergman’ın filmi bilmem mi hiç ? Varoluşçu 3 büyük yönetmen var zaten. Tarkovski , Bergman , Kieslowski.
-Zaman dedik de saat kaç oldu baksana. Kalkalım yavaştan , Çayların parasını gene ben veriyorum değil mi?
-Sana zahmet abi bende metelik yok biliyorsun.
-Biliyorum gün olur sen de ödersin , cebin para görsün hele , hem o zaman belki mutluluk nedir tadarsın. Ne demişler , “Mutluluk zamanı unutmaktır.”