Bilinemeyen bir kadının mektubu…
Otobüste giderken okurum diye yanıma aldığım ama asla elimden bırakamadığım ve hemencecik biten bu kitap. Beni kendine o kadar hayran bıraktı ki.. aşkın ne kadar güzel bir duygu olduğunu aynı zamanda ızdırabının da çok can yaktığını ama sevince her şeyi görmezden geldiğimizi , her şeye bir kılıf bulduğumuzu görmüş oldum. “Sana, beni asla tanımamış olan sana” diye başladığı bu mektupta sonsuz sevgisini güzel bir şekilde bize aktaran bilinmeyen kadınla birlikte ben de hayran kaldım yazar R’ye. O naifliğine kibarlığına… bütün bunlara rağmen hatırlamamasına çok sinirlendim. Bu gerçek aşkta tek taraf yerine iki taraf olması güzel olurdu ama böyle olması büyüledi belki beni de. Çok güzeldiii aklımdan çıkaramıyoruuuuum. :’) Stefan ZweigBilinmeyen Bir Kadının Mektubu