Gönderi

Puan vermedi·432 syf.··
2022 2. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2022 20:29
PARFÜMÜN DANSI “Oyunculuk uçarılık değil,bilgeliktir.” Sözünün sahibi usta romancı Tom Robbins’in okuduğum ilk kitabı. Roman bir pancarı anlatarak başlıyor şaşırtıcı olsa da. Zaten roman boyunca da pancarla defalarca karşılaşıyoruz. Çünkü roman ve kahramanları için pancar büyük bir öneme sahip. Bu önemin sebebini de romanın sonlarına doğru öğreniyoruz. Romanda birbirlerinden farklı yerlerde hatta farklı zamanlarda yaşayan insanların hikayelerine şahit oluyoruz. Seattle’da yaşayan Priscilla, New Orleans’da yaşayan Madam Devalier ve V’lu ve Paris’li parfümcü aile LeFewer’ler ile birlikte saçına düşen ilk akla beraber tahtını ve hayatını kaybedecek olan Kral Alobar ile kocasıyla birlikte diri diri yakılmamak için kaçan Kudra ve elbette olmazsa olmaz Tanrı Pan. Romanın temel örgüsünü Alobar ve Kudra’nın zaman zaman Pan’ın dahil olduğu hikayesi oluşturuyor. Alobar; krallarında ilk yaşlılık belirtileri görüldüğünde onu tahtan indirip öldüren bir ülkenin kralı ve saçına düşen ilk ak ile kaçış hikayesi başlıyor. Bu kaçış onu ölümsüzlük arayışına sürüklüyor ve bu arayışta yolu Kudra ile defalarca kesişiyor fakat her defasında ayrılıyorlar ama Kudra’nın yaşadığı yerin gelenekleri gereği ölen eşiyle birlikte diri diri yakılmamak için kaçmasıyla yolları bir kez daha kesişiyor ve ayrılmıyorlar. Ve öğrendikleri uzun ömür sırrıyla 700-800 yıllık mistik, masalsı,heyecanlı,mutlu ve huzurlu bir ömür geçiriyorlar. Alobar ve Kudra’nın Pan’la karşılaşması beraber bir yolculuğa çıkma kararları ve bu yolculukta Pan’ın etrafa dehşet saçan kokusunu gizleme çabaları zaten tütsü yapmayı bilen ve bunu tutkuyla yapan Kudra’yı kuvvetli bir parfüm yapmaya itiyor. Formülü şaşırtıcı bu parfüm ve şişesi hikayeyi günümüze, günümüzde parfümle ilgilenen diğer kahramanlara bağlıyor. Hikaye en özet haliyle bu ancak… asıl hikaye anşılması gereken çok daha derinde. Bu romanı kesinlikle bir kez daha okuyacağım, belki de defalarca daha çünkü bu öyle bir roman ki her cümlesi hafızama kazımak istedim. Öncelikle benim gibi mistisizmle,ritüellerle,meditasyonlarla ilgiliyseniz siz de severek okuyacak ve çok şeyler öğreneceksiniz. Alobar ve Kudra’nın neredeyse 1000 yıllık ömür sürmesi bu ömrü nasıl neler yaparak uzattıkları, ölüme bakış açıları ve ölümü yorumlamaları oldukça ilginç ve ufuk açıcı. Aynı gözlerle farklı farklı yıllarda dönemlerde hem Doğu’yu hem Batı’yı görüp yorumlamaları değişen dünya düzeni ve bu düzende insanın rolünü çok farklı bir biçimde ortaya koyuyor. Doğunun mistik büyülü, masalsı havasında başlayan gelişen hikayenin Yeni Dünya denilen Amerika’da son bulması da bunun ispatı aslında. Yaşam ve ölüm-ölümsüzlük temaları içinde bunları çevreleyen bir diğer temel tema olan koku konusunda da Kudra’nın Tanrı Pan’ın kötü kokusunu bastırmak için bulduğu parfüm formülünün bir sembol olduğunu ve bu formülün esas ve gizli kahramanının da bambaşka bir şeyleri sembolize ettiğini düşünüyorum. Zaten kitap baştan sona benzetmelerle, sembollerle ve imgelerle dolu. Bu imgeleri ve sembolleri anlayabilmek ve anlamlandırmak için tekrar okuyacağım zaten. Bir de yazarın alışılmışın çok dışındaki benzetmelerine bayıldım. Yazar kendi sözünde belirttiği gibi oyunculluğun bir bilgelik olduğunu bu romanıyla kanıtlıyor. Büyülü gerçekçilik tarzından hoşlananlara kesinlikle tavsiye edeceğim bir roman ben çok büyük bir keyifle okudum.
Edebiyat
Parfümün DansıTom Robbins · Ayrıntı Yayınları · 20196,4bin okunma
·
164 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.