"Alışmak başka, savaşmak başkaydı. İnsanlar alışmayı seçiyordu."
.
Adnan; genç, değerleri olan, yer yer gözü kararan, yanlışa dayanmayıp onu düzeltmeye çalışan bir komiserdir. Amiri ise ondan çok çekse de yine de hep desteklemektedir. Bunun da özel bir nedeni vardır.
.
Bir gün dalgınca yolda giderken kendisinden daha dalgın olan, karşıya geçmeye çalışan bir kadını son anda ezilmekten kurtarır. Belki de o kadın onu kurtarmıştır, kim bilir?
.
Bir tiyatroda meydana gelen patlamada birçok kişi ölmüş, yaralanmıştır. Adnan'ın, bir kız çocuğunu kurtarmak için içeri daldığında gördükleri karşısında dili tutulur. Güç bela dışarı çıkmıştır yanında iki kişiyle. Ancak sonrasında o patlama yaşamında da büyük patlamalara neden olacaktır.
.
Ünlü bir iş adamının oğlu da o patlamada ölür. Adnan kuşkulanır ancak elinde yeterli kanıt olmamasına rağmen vazgeçmeden araştırmaya, sınırları aşmaya, eski dostlarından yardım almaya başlar. Görünenden daha derinlere gidiyordur olay.
.
Bir yandan yaşamına giren Hülya ile değişik özel bir ilişkisi başlamış, diğer yandan ise davanın kapanması için sürekli baskı altındadır. Adnan'ın içsel çözülmeleri okuru da içine çekiyor. Her ikisi de kedigillerden olsa da dışarıda aslan, içeride yavru kedi gibidir.
.
Devleri yenebilmek için devlerden destek alınması gerektiğini söyleyenler vardır. Sonuçta bulaştığı olay hiç de kolay lokma değildir. Peki, sonunda herkese ne oluyor dersiniz?
.
Yazarın 3. betiği Vals, ince kurgulanmış bir polisiye. Psikolojik anlatımlar tat verdi. Merak unsuru güzel yayılmış, sıkılmaya izin vermiyor. Güzel nöron bağlantıları kurduruyor. Tiyatrodaki patlama incelikle düşünülmüştü. Sık basıma rağmen bir günde bitmesi tümüyle olay örgüsünün güzelliğindendi. Diğer iki betikteki olayların hepsi burada bir bütüne kavuşuyor. Ama tek başına da okuyabilirsiniz. Dozunda, ayarında bir kurguydu. Altını çizdiğim derin anlamlı sözler var. 1000k'da hepsi. Bence Vals'i okuyun. Öneridir.
.
Betikle esen kalın.